Piyasa verileri yükleniyor...
Melike Mert
Köşe Yazarı

Melike Mert

18 Aralık 2025 04:51· 3 dakika okuma · 144

Payetlerin Altındaki Kan... Eurovision'un 'Sansürsüz' Sirki!

Rusya'yı bir gecede kapının önüne koyan Avrupa Yayın Birliği, İsrail için kalkan olmaya devam ediyor. Üstelik bu yıl strateji değişti... Yuhalamak, protesto etmek, bayrak açmak serbest! Peki bu ani 'özgürlük' kararı bir lütuf mu, yoksa kontrolü kaybedilen bir kaosun reyting malzemesine dönüştürülmesi mi? Birçok ülke yarışmadan çekilirken, 'Müziğin Olimpiyatları' nasıl 'İkiyüzlülüğün Sirki'ne dönüştü? İşte sahne arkasındaki kirli gerçekler...
Payetlerin Altındaki Kan... Eurovision'un 'Sansürsüz' Sirki!

Yıllardır bize o beylik masalı anlatıp durdular, bilirsiniz... 'Müzik evrenseldir, müzik siyaset üstüdür, Eurovision halkların kardeşliğidir...' Sizce doğru mu bunlar?

Hemmenn cevabını vereyim; Koca bir yalan! Hem de üzerine sim dökülmüş, spot ışıklarıyla parlatılmış, bol nakaratlı, kötü bir pop şarkısı kadar ucuz bir yalan.

Bugün geldiğimiz noktada Eurovision Şarkı Yarışması, artık bestelerin değil; 'kimin bombasının daha gürültülü olduğunun' yarıştığı bir jeopolitik arenaya dönüştü. Son gelen haberler ise bu dönüşümün, bu çürümüşlüğün canlı kanlı göstergesi!

'Yuhalamak Serbest'miş... Lütfetmişsiniz!

Hatırlarsınız; geçen yıl İsrail sahneye çıktığında salondaki yuhalamaları duymayalım diye yayına sahte alkış efektleri basan, Filistin bayrağını 'yasaklı madde' ilan edip kapıdan çeviren o 'demokrat' Avrupa Yayın Birliği, bu yıl strateji değiştirmiş. Ah ne kadar büyük incelik(!)

Yeni karar ne mi? 'İsrail katılacak; bunda bir geri adım yok, siz bağırın, prostesto edin istediğiniz kadar olmayacak da; buna tepki gösteren ülkeler çekilirse çekilsin 'hadi kapı orada'; ama salondaki protestolara, yuhalamalara ve bayraklara karışmayacağız.'

Bak sen şu 'özgürlükçü' tavra! Bu karar, bir demokrasi şöleni falan değil; EBU'nun 'Kontrolü kaybettik, bari kaosu reytinge çevirelim' itirafıdır. Geçen yıl 'siyaset karışmasın' diye sesi kısanlar, bu yıl 'bırakın bağırsınlar, şovun tansiyonu yükselsin' diyor. Yani acıyı, öfkeyi ve soykırım tepkisini bile bir 'eğlence malzemesine', bir reality show kavgasını dönüştürme peşindeler, vicdan ise çoktan koşarak uzaklaştı gördüğünüz üzre.

Rusya'ya Aslan, İsrail'e Kedi

Buradaki asıl riyakarlık, EBU'nun hafızasında saklı hemen bakalım; Ukrayna işgali başladığında Rusya'yı 24 saat içinde kapının önüne koyan, 'saldırgan devletlerin bu sahnede yeri yok' diyen o kurumsal ahlak, konu İsrail olunca neden birdenbire 'müziğin birleştirici gücü'ne sığınıyor?

Gazze'de üzerine bomba yağan çocukların çığlığı, Kiev'deki siren seslerinden daha mı az 'Avrupalı'? Yoksa insan hakları, sadece EBU'nun sponsorlarının ve siyasi ortaklarının izin verdiği coğrafyalar için mi geçerli?

Birçok ülke yarışmadan çekilme kararı aldı. Onları 'oyunbozanlık'la suçlayanlar olacaktır. Oysa asıl oyunbozan, bir eğlence programını, savaş suçlarını aklama paketi olarak kullanmaya çalışanlardır. O ülkeler, onurlu bir sessizliğin, kanlı bir alkıştan daha değerli olduğunu gösterdiler, ben kendi adıma gurur duydum!

Sahnedeki Leke Çıkmaz

Bu yıl o sahnede ışıklar her zamankinden daha parlak yanacak. Belki yuhalamalar duyulacak, belki protesto pankartları açılacak. EBU, 'Bakın ne kadar şeffafız, sansürlemiyoruz' diyecek...

Yemezler. Siz, bir celladı o sahneye davet edip, sonra da 'İsteyen yuhalayabilir' diyerek vicdanınızı temizleyemezsiniz. Mikrofonun sesini açmak, elinizdeki kanı temizlemez.

Bu yıl Eurovision'u izlerken, o rengarenk kostümlere, havai fişeklere ve 'Love Love Peace Peace' (Aşk, Barış) diye bağıran şarkıcılara iyi bakın. Çünkü gördüğünüz şey bir müzik yarışması değil; Batı medeniyetinin 'çifte standart' anıtıdır.

Şov devam etmeli, değil mi? The show must go on... Peki ya insanlık? O ne zaman sahne alacak?

Bu yazıya tepkiniz ne?

Melike Mert · Diğer Köşe Yazıları

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...