Adıyaman'ın meydanında, şehrin o yorgun kalbinde bir saat kulesi durur. Belki önünden geçip gidenler için sadece taş ve metalden ibarettir. Ama dikkatli bakanlar için o saat, bir zaman makinesinin bozulduğu, tarihin akmayı reddettiği noktadır.
Yelkovan ve akrep, tam 04.17'de birbirine kenetlenmiş, duruyor.
Dünya dönmeye devam ediyor. Mevsimler değişiyor, çocuklar büyüyor, seçimler yapılıyor, manşetler değişiyor. Takvimler 2026'nın Şubat'ını gösteriyor. İstanbul'da, Ankara'da ya da dünyanın herhangi bir yerinde saatler işliyor; 04.18 oluyor, sabah oluyor, akşam oluyor. Ama o meydanda, o kulenin tepesinde ve on binlerce insanın yüreğinde zaman, inatla ilerlemiyor.
Hafızanın Mekaniği
Bu saatin duruşunda romantik bir hüzün aramaya gerek yok. Bu, gayet somut, gayet soğuk bir durum tespiti. Şehirler yeniden inşa ediliyor, ihaleler yapılıyor, betonlar dökülüyor. Dışarıdan bakıldığında 'hayat normale dönüyor' algısı yaratılsa da, o kuledeki donmuş mekanizma aksini söylüyor.
Fiziksel enkaz belki büyük oranda kalktı ama zihinsel enkaz yerli yerinde.
O saat kulesi, modern zamanların o meşhur 'hayat devam ediyor' emrine itaat etmiyor. Bize dayatılan hızın, tüketimin ve 'her şey yolunda' vitrininin ortasında, bir uyarı levhası gibi dikiliyor.
04.18'e Geçiş İzni Yok
Üç yıl geçti. İnsanlar rutinlerine döndü, trafik yine sıkışık, faturalar yine ödeniyor. Ama depremi yaşayanlar için o 'normal' denilen akış, hiçbir şey ifade etmiyor... Çünkü güven duygusunu, adalet beklentisini ve 'bir daha yaşanmasın' garantisini almadan kimse 04.18'e, yani felaketin bittiği ana geçemiyor. Hoş bu saatten sonra verilen garantiler de gideni geri getirmiyor...
O saat... Evet Adıyaman'daki o saat orada durdukça, kimse bize 'geçti gitti' diyemez.
Bu bir yas nöbeti değil, bir hafıza nöbeti. O kuleyi onarıp saati güncel zamana ayarlamak en kolayı. Bir pil, iki dişli, bitti. Ama o görüntüyü değiştirmek, gerçeği değiştirmiyor. Aksine, o saati zorla işletmek, yaşananları halının altına süpürmekten öteye geçmiyor.
Bırakalım, o saat 04.17'de kalsın. Şehrin yeni ve parlak binalarına bakanlar, gözlerini kuleye çevirdiğinde o donmuş zamanı görsün. Çünkü bazı gerçeklerin üzeri sıvanamaz, bazı saatler ileri alınamaz.
Adıyaman meydanında zaman durdu. Ve gerekli dersler tam manasıyla alınana kadar, o akrep de yelkovan da yerinden kıpırdamayacak...
6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz... Unutmadık, unutmayacağız...


