Piyasa verileri yükleniyor...
Melike Mert
Köşe Yazarı

Melike Mert

11 Şubat 2026 01:05· 3 dakika okuma · 246
Özgecan Aslan! 11 yıl oldu... O tabut hâlâ omzumuzda

Bugün 11 Şubat. Mersin Tarsus'tan yükselen o kara dumanın, ciğerimizi yaktığı günün üzerinden tam 11 yıl geçti.

Özgecan Aslan... İsmini her andığımızda içimizden bir şeyler kopuyor.

Olayı, mahkeme tutanaklarını, canilerin isimlerini tekrar tekrar yazıp o karanlığı büyütmeyeceğim. Hepimiz biliyoruz ne olduğunu. Bir üniversite öğrencisinin, okulundan çıkıp evine, o en güvenli limanına dönmek isterken bir minibüs koltuğunda hayallerinin nasıl çalındığını ezbere biliyoruz.

Benim asıl hatırlatmak istediğim, o günkü o kırılma anı....

Hani cenaze namazında imam, o alışılagelmiş cümleyi kurmuştu: 'Kadınlar arkaya, erkekler öne...'

İşte orada, tam o saniyede bu topraklarda bir şeyler değişti. Kadınlar geri çekilmedi. 'Hayır' dediler. 'Bu cenaze bizim, bu acı bizim, bu yük bizim.' Ve o gün Özgecan'ın tabutu, erkeklerin değil, kadınların omuzlarında yükseldi.

O fotoğraf karesini hatırlayın...

'Sus', 'Otur', 'İtaat et' diyen bin yıllık erkek egemen zihniyete atılmış belki en sessiz ama en güçlü çığlıktı o kare... Kadınlar o tabutu omuzladıklarında, aslında kendilerine biçilen 'zayıf' rolünü de musalla taşına gömmeye niyet etmişlerdi.

Peki, 11 yılda ne değişti?

Özgecan'ın katilleri cezasını buldu belki ama o katilleri yaratan bataklık kurudu mu? Maalesef hayır.

Hâlâ bir yerlerde birileri, bir kadın öldürüldüğünde 'Ama o saatte orada ne işi varmış?' diyerek saçmalıklarını sürdürmeye devam ediyor. Hâlâ birileri, katilin vahşetine değil, kadının eteğinin boyuna bakıyor. 'Bir kereden bir şey olmaz' diyen o korkunç aymazlık, aramızda dolaşmaya devam ediyor.

Bizim kavgamız işte bu saçmalıklar silsilesiyle!

Özgecan bir simge evet. Ama o; Gülistan Doku, Şule Çet, Rojin Kabaiş... O, sokakta yürürken arkasına tedirginlikle bakan her kadın.

Dünyanın bir ucundan gelen aktivistler bile Mersin'de gördüklerine inanamamıştı. Bir babanın, oğlunun işlediği vahşete yardım etmesi, delilleri karartması... Kötülüğün bu kadar organize hali dondurmuştu kanımızı.

Sözümüz Var: Alışmayacağız!

11 yıl geçti ama biz alışmadık. Alışmayacağız da. Bir kadının yaşam hakkının; giydiği kıyafetle, bindiği araçla, gezdiği saatle pazarlık konusu edilmesini reddediyoruz.

Özgecan, kız kardeşim... O gün senin tabutunu taşıyan omuzlarımız, bugün birbirimizin yükünü taşıyor. Yalnız değiliz, çaresiz değiliz. O gün o cenazede nasıl yan yana durduysak, bugün de hayatta kalmak için, yaşatmak için yan yanayız.

Yaran kabuk bağlamadı, öfken hâlâ diri. Seni unutmadık, unutmayacağız... Unutturmayacağız!

Bu yazıya tepkiniz ne?

Melike Mert · Diğer Köşe Yazıları

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...