Piyasa verileri yükleniyor...
Melike Mert
Köşe Yazarı

Melike Mert

16 Ocak 2026 13:41· 6 dakika okuma · 133

Beyaz Saray'da İmkansız Takas: Madalyayı Kim Takar, Petrol Varken?

Siyasetin cilvesi değil, emperyalizmin sefaleti... Dün Beyaz Saray'da Machado, elinde Nobel'iyle 'Bizi görün' derken; Trump çoktan petrolü ABD'ye açan 'iş bitirici' Delcy Rodriguez ile el sıkışmıştı. Maduro'yu 'diktatör' diye devirenler, sistemi aynen koruyup sadece patronu değiştirdi. Görünen o ki Washington için 'iyi Venezuelalı', halkını düşünen değil, petrolü ucuza verendir.
Beyaz Saray'da İmkansız Takas: Madalyayı Kim Takar, Petrol Varken?

Siyaset çoğunlukla söylenenlerde değil, susulanlarda ve yapılan sembolik hareketlerde gizlidir. Dün Beyaz Saray'da yaşananlar, Latin Amerika tarihinin en kritik kırılma anlarından biriydi belki de...

Tarih, emperyalizmin kendini tekrar eden senaryolarıyla dolu. Senaryo ise hep aynı başlıyor: Bir ülkenin lideri 'istenmeyen adam' ilan ediliyor, ambargolarla halk nefessiz bırakılıyor ve sonunda 'kurtarıcı' rolündeki büyük güç sahneye iniyor: 'beyaz adamın misyonu'

Venezuela'da Nicolas Maduro'nun ABD operasyonuyla evinden alınması, Batı medyasında bir 'zafer' gibi sunulsa da, olayın perde arkası çok daha kirli bir pazarlığı işaret ediyor. Dün Beyaz Saray'da yaşananlar, Maduro'nun aslında neye karşı direndiğinin ve neden hedef alındığının en net kanıtı.

Ne oldu peki? Venezuela muhalefetinin lideri Maria Corina Machado, Beyaz Saray'da diplomatik kariyerinin belki de en cüretkar kumarını oynadı. Norveç'teki komitenin 'buna layık görülen sensin' diyerek boynuna taktığı, manevi ağırlığı tonlarca altından fazla olan Nobel Barış Ödülü madalyasını çıkardı ve ABD Başkanı Donald Trump'a takdim etti.

Bu, basit bir hediyeleşme değildi tabii ki. Sorulması gereken iki farklı soru var; bu hareket 'Bizi kurtaran güce minnettarız' diyen bir teşekkür mü? Yoksa 'Bizi yarı yolda bırakmayın, bakın elimdeki en değerli şeyi size veriyorum' diyen diplomatik bir çığlık mı?

Hemen akabinde Norveç Nobel Enstitüsü, alelacele 'Ödül devredilemez, paylaşılamaz' açıklaması yapsa da, mesaj yerine çoktaaan ulaşmıştı. Ancak sorun şu ki; o mesajın alıcısı olan Trump'ın frekansının çok farklı bir yerde olması...

'İş Bitirici' Delcy ve Trump'ın Tüccar Zekası

Washington kulislerinden sızan ve Reuters röportajıyla teyit edilen bilgiler ise romantik demokrasi hayallerini suya düşürecek cinsten. Trump, Machado'nun cesaretini takdir ediyor, evet. Sözcüsü Karoline Leavitt aracılığıyla ona 'cesur bir ses' diyor. Ama günün sonunda unutulmaması gereken çok büyük bir gerçeklik var: Trump bir siyasetçiden çok, bir iş insanı.

Onun gözünde Machado, 'henüz ülkeyi yönetecek iç desteği (yani askeri ve ekonomik kontrolü) sağlayamamış' bir idealist.

Diğer tarafta kim var? Delcy Rodriguez. Yıllarca Maduro'nun sağ kolu olan, rejimin 'kara kutusu' Rodriguez, bugün Trump için 'anlaşması kolay' ve 'iş bitirici' bir ortağa dönüştü. Neden? Çünkü Rodriguez masaya demokrasi vaatleri değil, somut petrol reformları koyuyor.

Trump'ın, 'Onunla uğraşmak çok iyiydi' cümlesi, aslında ABD dış politikasının yeni rotasını çiziyor. Maduro'nun ABD operasyonuyla evinden alınmasının, demokrasi gelsin diye değil; petrol akışının güvenli ve ABD kontrolünde olsun diye yapılmış bir hamle olduğu net bir şekilde görülüyor. Rodriguez'in petrol endüstrisini ABD şirketlerine açma taahhüdü, Machado'nun getirdiği Nobel madalyasından çok daha parlak geliyor Beyaz Saray'a...

Gerçeklerse bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor... Eğer mesele gerçekten Venezuela halkının özgürlüğü olsaydı; bugün ABD Başkanı Donald Trump, Nobel Barış Ödülü sahibi Maria Corina Machado ile demokrasiye geçiş takvimini konuşuyor olurdu. Oysa Trump, Maduro'nun sağ kolu Delcy Rodriguez ile petrol sevkiyatını ve 'iş bitiriciliği' konuşuyor.

Maduro Neden Hedefteydi?

Yıllarca Maduro'yu 'halkına zulmeden lider' olarak manşetlere taşıyanlar, şu soruyu sormaktan hep kaçındı: Maduro, ülkesinin petrol gelirlerini Batılı şirketlere peşkeş çekmediği için mi bu kadar 'kötü'ydü?

Cevap, Trump'ın dünkü tavrında gizli. Trump, Maduro'nun yardımcısı Rodriguez için 'Anlaşması kolay, iş bitirici' diyor. Neden? Çünkü Rodriguez, Maduro'nun aksine, Venezuela petrollerini ABD şirketlerine (Chevron, Exxon) açmaya, reform adı altında kaynakları devretmeye hazır görünüyor.

Demek ki sorun 'otoriterlik' veya 'baskı' değilmiş. Sorun, Venezuela'nın milli kaynaklarının kimin cebine akacağıymış. Maduro, tüm eksiklerine ve eleştirilen yanlarına rağmen, ülkesinin egemenlik hakları konusunda Washington'a boyun eğmeyen bir duruş sergilediği için 'oyun dışı' bırakıldı.

Machado: Kullanışlı Bir Figür mü?

Burada en trajik rolü muhalefet lideri Maria Corina Machado oynuyor. O, Batı'nın 'demokrasi kahramanı' olarak parlattığı, Nobel ile ödüllendirdiği bir isimdi. Ancak görevi, Maduro'nun meşruiyetini yıpratana kadarmış.

Machado, Beyaz Saray'a elinde Nobel madalyasıyla gidip 'Bize destek olun' dediğinde, karşısında soğuk bir duvar buldu. Çünkü 'Maduro engelini' aşan ABD için Machado gibi idealist figürler artık bir ayak bağı. ABD, 'Madurosuz bir Maduro rejimi' istiyor; yani düzeni sürdürecek ama petrolü ABD'ye verecek bir yapı.

Venezuela'da yaşananlar, bir ülkenin liderinin yabancı bir devlet tarafından evinden alınıp götürülmesinin ne kadar tehlikeli bir emsal oluşturduğunu gösteriyor. Bu, uluslararası hukukun iflası değil de ne?

Maduro'nun tasfiyesi, Venezuela halkına demokrasi getirmedi, getirmeyecek; sadece ülkenin anahtarlarını Washington'daki petrol lobilerine teslim etti. Delcy Rodriguez ile kurulan bu yeni 'pragmatik' ilişki, Maduro'nun yıllarca süren 'Bize saldırıyorlar çünkü petrolümüzü istiyorlar' tezini, bizzat ABD'nin eliyle doğrulamış oldu. Washington için 'iyi Venezuelalı', halkını düşünen değil, petrolü ucuza veren Venezuelalıdır. Nobel ödülleri ise bu büyük ticaretin sadece vitrin süsü...

Venezuela halkı, Maduro'nun gidişini kutlarken, aslında küresel bir satranç tahtasında piyon olduklarını fark etmemiş olabilirler.

Maria Corina Machado'nun Trump'a uzattığı o Nobel madalyası, belki de tarihe 'satılan hayallerin' en hüzünlü sembolü olarak geçecek. Çünkü küresel güç oyununda kural hiç değişmez: Petrol boru hatları, her zaman demokrasi sandıklarından daha yüksek sesle konuşur. Trump yönetimi, Rodriguez ile 'kazan-kazan' oynarken; asıl kaybedenin Venezuela halkının özgürlük umudu olmaması ise en büyük temennim.

İlişkili Haber
Machado Nobel Madalyasını Trump'a Sundu

Machado Nobel Madalyasını Trump'a Sundu

Kaynaklar

Bu yazıya tepkiniz ne?

Melike Mert · Diğer Köşe Yazıları

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...