Mısır, 2023 yılında Sudan'da iç savaşın başlamasıyla birlikte bir milyondan fazla Sudanlı sığınmacıya kapılarını açarak önemli bir sığınma noktası haline gelmişti. Ancak son aylarda, ekonomik zorluklar ve artan göç karşıtı söylemlerle birlikte Mısır makamlarının tutumunda değişikliğe gittiği gözlemleniyor. İnsan hakları kuruluşları ve avukatlar, güvenlik güçlerinin ev ve iş yerlerine düzenlediği operasyonlarla binlerce mülteciyi gözaltına aldığını ve sınır dışı ettiğini iddia ediyor.
Yetkili kaynaklardan alınan bilgilere göre, Kasım ayından bu yana 5.500'den fazla kişinin sınır dışı edildiği belirtiliyor. Bu rakam, önceki yıllara kıyasla operasyonel yoğunlukta ciddi bir artış yaşandığını gösteriyor. Öte yandan, mültecilerin bir kısmının, ailelerinden ayrılma ve sınır dışı edilme riskine karşı iç savaşın devam ettiği Sudan'a geri dönmeyi tercih ettiği veya gözaltına alınmamak için saklandığı ifade ediliyor.
Gözaltı Merkezlerinde Yaşanan Sorunlar
Gözaltına alınan mültecilerin yaşadığı koşullar, sivil toplum örgütleri tarafından yakından takip ediliyor. Eski tutuklular ve bazı hak savunucuları, polis kontrolündeki gözaltı merkezlerinde aşırı kalabalık, yiyecek kıtlığı ve hijyen eksikliği gibi ciddi sorunların yaşandığını öne sürüyor. Bazı tutukluların sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybettiğine dair iddialar ise endişeleri artırıyor.
Özellikle Sudanlı ve diğer Afrika kökenli mültecilerin, gözaltı merkezlerinde diğer mahkumlar tarafından taciz ve fiziksel saldırıya maruz kaldığı iddiaları, uluslararası gözlemcilerin dikkatini çekiyor. Bu iddiaların doğruluğuna dair tıbbi kayıtlar ve tanık beyanları zaman zaman basına yansırken, ilgili kurumlar bu tür bireysel olayların devlet politikasını yansıtmadığını savunuyor.
Uluslararası Hukuk ve Sığınma Hakları
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Sudan'daki çatışmaların devam etmesi ve insani krizin derinliği göz önüne alındığında, mültecilerin bu ülkeye geri gönderilmesinin güvenli olmadığını vurguluyor. Kurum, kayıtlı mülteci statüsündeki kadın ve çocukların gözaltına alınması ve sınır dışı edilmesiyle ilgili ciddi kaygılar taşıdığını bildiriyor.
Mısır hükümeti ise iddiaları reddederek, sınır dışı işlemlerinin sadece yasaları ihlal ettiği kanıtlanan veya ulusal güvenlik riski oluşturan bireyler için "açık yasal prosedürler ve yargısal güvenceler" çerçevesinde uygulandığını ifade ediyor. Hükümet yetkilileri, Mısır'da milyonlarca mültecinin eğitim ve sağlık hizmetlerinden faydalanarak yaşamaya devam ettiğini vurgulayarak, "genellemelerin ve bireysel iddiaların tüm politikanın yansıması olarak görülmesinin adil olmadığını" savunuyor.

