Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında Hürmüz Boğazı ekseninde tırmanan jeopolitik gerilim, küresel piyasalar üzerinde belirgin bir baskı yaratmaya devam ediyor. Enerji arzına yönelik artan endişeler, petrol fiyatlarında hızlı bir yükselişe neden olurken, dünya genelinde yatırımcılar küresel piyasalar için yön belirleyici konumdaki ABD enflasyon verilerine odaklandı. Piyasalar, tırmanan enflasyonist baskılar ve merkez bankalarının olası faiz hamleleri nedeniyle riskli varlıklardan çıkış eğilimi gösteriyor.
Hürmüz Boğazı'nda Diplomatik Kriz ve Arz Endişeleri
Orta Doğu'da taraflar arasında artan diplomatik ve askeri gerginlik, pay piyasalarındaki düşüş eğilimini hızlandırdı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nda ablukanın yeniden devreye alındığını ve bölgeden geçen gemilerden geçiş ücreti alınacağını duyurması tansiyonu yükseltti. İran tarafı ise bu müdahaleye izin verilmeyeceğini vurgulayarak diplomatik sürecin ciddi bir kriz aşamasına girdiğini belirtti.
Bölgede yaşanan bir diğer gelişmede, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı, boğazın güney koridorunda iki tankerin hedef alındığını, üzücü olayda bir mürettebatın yaşamını yitirdiğini ve sekiz personelin yaralandığını duyurdu. Bu gelişmeler, küresel enerji arzında yaşanabilecek olası aksamalara dair korkuları artırarak petrol piyasalarını dalgalandırdı.
ABD Enflasyon Verisi ve Fed'in Faiz Kararı Bekleniyor
Jeopolitik krizlerin gölgesinde, ABD'de bugün açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisi yatırımcıların birincil gündem maddesi haline geldi. Son dönemde Brent petrolün varil fiyatının arz endişeleriyle yüzde 1,6 artışla 84,2 dolara yükselmesi, maliyet bazlı enflasyon endişelerini canlı tutuyor. Açıklanacak enflasyon rakamlarının seyri, ABD Merkez Bankasının (Fed) ilerleyen dönemdeki para politikası adımları üzerinde belirleyici olacak.
Fed Yönetim Kurulu yetkililerinin sıkı para politikasına yönelik uyarıları ve ABD'de bilanço döneminin başlaması, piyasalardaki oynaklığı destekliyor. Öte yandan altının onsu, jeopolitik risklerin etkisiyle yatırımcılara sunduğu fırsatlarla 4 bin 21 dolar seviyesinden işlem görürken, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizleri ise yüzde 4,63 seviyesinde yatay bir seyir izliyor.
Küresel Borsalarda Satış Baskısı Derinleşiyor
Artan belirsizlikler, New York borsasında teknoloji ve yarı iletken hisseleri öncülüğünde negatif bir kapanışa yol açtı. Avrupa borsalarında telekomünikasyon hisselerindeki güçlü duruş kayıpları bir miktar sınırlasa da tahvil piyasalarındaki satış baskısı sürmeye devam ediyor.
İngiltere ve Güney Kore gibi ülkelerde merkez bankalarının enflasyonist baskılara karşı yeni faiz artırımlarına gidebileceği öngörülüyor. Asya tarafında ise Çin'in haziran ayı ihracat verilerindeki beklenti üstü artışa rağmen piyasalar genel olarak günü düşüşle tamamlarken, Güney Kore'de Kospi endeksi nisan ayından bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Borsa İstanbul Günü Düşüşle Tamamladı
Küresel piyasalardaki olumsuz rüzgarların etkisiyle Borsa İstanbul'da da satış ağırlıklı bir seyir hakimdi. BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,60 oranında değer kaybederek 14.092,02 puan seviyesinden tamamladı. Döviz piyasalarında ise Dolar/TL kuru bankalararası piyasanın açılışında 47,0320 seviyelerinden işlem görüyor.
Uzmanlar, yurt içinde veri gündeminin sakin kalacağını; ancak yurt dışında Orta Doğu'dan gelecek haber akışının ve ABD enflasyon rakamlarının küresel fiyatlamalara yön vereceğini belirtiyor. Teknik analizlere göre BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.250 seviyelerinin direnç, 14.000 ve 13.900 puanın ise destek konumunda olduğu ifade ediliyor.
