Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler ve dalgalı seyir etkisini göstermeye devam ediyor. Asya borsaları, ABD ile İran arasında tırmanan gerilimin petrol fiyatları üzerinde yarattığı yukarı yönlü baskının etkisiyle haftanın ikinci işlem gününde de düşüşünü sürdürdü. Özellikle enerji maliyetlerindeki bu ani artışın küresel çapta yeni bir enflasyon dalgası yaratacağı endişesi, yatırımcıların risk iştahını önemli ölçüde azalttı.
Jeopolitik Gerilimler ve Enerji Piyasalarına Etkisi
Pazartesi günü yüzde 10 oranında sert bir yükseliş kaydeden petrol fiyatları, ABD kanadından gelen yaptırım açıklamalarıyla rallisini genişletti. Washington'ın İran gemilerine yönelik kısıtlamaları yeniden sıkılaştırma sinyalleri vermesi ve stratejik bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari kargolara yönelik olası ek ücret veya kısıtlama iddiaları piyasaları tedirgin etti. Bölgede yaşanabilecek olası askeri hareketlilik senaryoları, küresel petrol arzında yaşanabilecek ciddi kesinti korkularını artırarak küresel piyasalar üzerinde baskı kurdu. Bu durum, yalnızca enerji tedarikini değil, aynı zamanda üretim ve lojistik maliyetlerini de doğrudan etkileyerek küresel çapta fiyat istikrarını tehdit ediyor.
Faiz Politikalarındaki Belirsizlik ve Wall Street'in Yankıları
Enerji piyasalarındaki bu agresif hareketlilik, ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere büyük merkez bankalarının atacağı adımlara yönelik beklentileri yeniden şekillendirdi. Yükselen petrol fiyatlarının enflasyonun hedeflenen seviyelere inmesini geciktireceği düşüncesi, piyasalardaki erken parasal genişleme umutlarını zayıflattı. Federal Rezerv yetkililerinden gelen şahin tondaki açıklamalar, önümüzdeki dönemde yeni bir faiz artırımı ihtimalini güçlendirdi. Vadeli işlemler piyasasında faizlerin yüksek kalacağına dair fiyatlamaların artmasıyla birlikte, hisse senedi piyasalarında satış baskısı hızlandı. Wall Street'in bir önceki gün kaydettiği sert düşüşün etkileri, Asya seansındaki ABD vadeli işlemlerinde de negatif bir tablo ortaya çıkardı.
Asya Endekslerinde Teknoloji Odaklı Kayıplar ve Çin Verileri
Bölgesel bazda incelendiğinde, Asya piyasalarındaki kayıpların özellikle teknoloji ve yarı iletken sektörleri öncülüğünde gerçekleştiği görülüyor. Güney Kore'nin KOSPI endeksi, dev teknoloji şirketlerinin hisselerindeki volatilitenin etkisiyle yüzde 2,5 oranında gerileyerek kayıplarını derinleştirdi. Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde 1 düşüş kaydederken, Avustralya'nın S&P/ASX 200 ve Singapur'un Straits Times endekslerinde de benzer kayıplar izlendi.
Öte yandan, Çin'den gelen ticaret verileri piyasalardaki karamsar tabloyu kısmen sınırladı. Haziran ayında beklentilerin üzerinde büyüme kaydeden Çin'in ihracat ve ithalat rakamları, yapay zeka odaklı donanımlara ve teknoloji ürünlerine yönelik güçlü küresel talebin, artan jeopolitik riskleri belirli bir ölçüde dengelediğini ortaya koydu.
Tüm bu gelişmelerin gölgesinde, piyasa aktörlerinin ana odak noktası bugün açıklanacak olan ABD tüketici fiyatları endeksi verilerine kilitlenmiş durumda. Açıklanacak resmi rakamların, Fed'in gelecekteki para politikası patikasına dair en net ipuçlarını sunması ve küresel piyasaların kısa vadedeki yönünü tayin etmesi bekleniyor.

