Türkiye ve Mısır arasında son dönemde hız kazanan diplomatik ilişkiler, askeri ve savunma alanlarına taşınarak bölgesel dengeleri yeniden şekillendiriyor. İsrail merkezli basın organlarında yer alan analizler, Ankara ve Kahire arasındaki bu artan askeri iş birliği faaliyetlerinin Tel Aviv yönetiminde ciddi bir endişeye yol açtığını ortaya koyuyor. Özellikle her iki ülkenin orduları tarafından icra edilen ortak tatbikatların ve atılan stratejik adımların, uzun vadeli bir savunma ortaklığına dönüşebileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Ortak Tatbikatlar Tel Aviv'in Yakın Takibinde
İki ülke orduları arasında gerçekleştirilen koordineli çalışmalar, uluslararası düzeyde dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Mısır'da düzenlenen "Golden Eagle" tatbikatı kapsamında Türk ve Mısır özel kuvvetleri, paraşütçü birlikleri ile komando unsurlarının birlikte görev yapması, bu yakınlaşmanın en somut örneklerinden biri olarak gösterildi. Söz konusu tatbikatın standart bir eğitim faaliyetinin ötesine geçtiği ve iki ülke arasındaki stratejik uyumun önemli bir göstergesi olduğu değerlendiriliyor. İsrail basınındaki analizlerde, bu adımların sadece ikili ilişkilerde değil, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki güç dengelerinde de yeni bir dönemin habercisi olduğu belirtiliyor.
Hava ve Kara Kuvvetlerinde Kapsamlı Koordinasyon
Bölgede gelişen askeri iş birliği yalnızca kara birlikleriyle sınırlı kalmıyor. Geçtiğimiz dönemde her iki ülkeye ait F-16 savaş uçaklarının katılımıyla gerçekleştirilen ortak hava tatbikatı ve ardından Mısır'ın, Türkiye ev sahipliğinde düzenlenen Anadolu Kartalı tatbikatlarına katılım sağlaması, hava kuvvetleri düzeyindeki koordinasyonun hızla arttığını doğruluyor. Kısa süre içinde hava harekâtlarından özel kuvvet eğitimlerine kadar uzanan bu geniş yelpazedeki faaliyetler, iki ülkenin bölgesel güvenlik meselelerinde ortak bir vizyon geliştirmeye başladığı şeklinde yorumlanıyor.
Savunma Sanayisinde Gelişen Ortaklık İddiaları
Diplomatik temasların ötesine geçen bu sürecin en kritik ayaklarından birini de savunma sanayisi oluşturuyor. Yabancı basında yer alan analizlerde, Mısır'ın Türkiye'nin milli projelerine, özellikle KAAN Milli Muharip Uçak Programı'na ilgi duyduğu ve Türk savunma sanayisi şirketleriyle insansız hava araçları (İHA) tedariki konusunda görüşmeler yürüttüğü öne sürüldü. Bu iddialar, her iki ülkenin teknolojik ve askeri kapasitelerini birleştirerek bölgedeki caydırıcılıklarını artırma potansiyelini gözler önüne seriyor. İsrail yönetimi açısından bu durumun, bölgesel çıkarlara karşı yeni bir meydan okuma olabileceği ifade ediliyor.
İsrail Basınından ABD'ye "Harekete Geçin" Çağrısı
Türkiye ve Mısır arasındaki bu güçlü yakınlaşma, Tel Aviv cephesinde "stratejik bir kabus" olarak nitelendirilirken, ABD'ye yönelik müdahale çağrılarını da beraberinde getirdi. Yapılan değerlendirmelerde, ABD'nin Mısır'a sağladığı askeri yardımların ve ortak tatbikatlarda kullanılan Amerikan menşeli askeri teknolojilerin kullanımının daha sıkı denetlenmesi gerektiği savunuldu. Aynı zamanda İsrail istihbaratının, gelişen bu ortak harekât kabiliyetini yakından izlemesi gerektiği vurgulanarak, şekillenen yeni bölgesel denkleme karşı hazırlıklı olunması uyarısı yapıldı.

