Ölüm kavramına farklı bir açıdan yaklaşan ve alışılmışın dışında mimarileriyle dikkat çeken ilginç mezarlıklar, dünya çapındaki seyahat tutkunlarının yeni rotası haline geliyor. Yazar Loren Rhoads tarafından derlenen ve Atlas Obscura'da yayımlanan son liste, klasik turizm rehberlerinde yer almayan en sıra dışı anıt mezarları gözler önüne seriyor. Sadece kederin değil; sanatın, mizahın ve ilginç yaşam öykülerinin de sergilendiği bu mekanlar, dünyanın dört bir yanında ziyaretçilerini bekliyor.

Romanya'nın Renkli ve 'Neşeli' Mezarlığı
Romanya'nın Sapanta bölgesinde yer alan Neşeli Mezarlık, isminin hakkını veren eşsiz bir yapıya sahip. 1935 yılından bu yana meşe ağacından oyulan mezar taşları, canlı renklerle boyanarak ziyaretçileri karşılıyor. Ancak bu mezarlığı asıl ilginç kılan detay, taşların üzerindeki canlı "Sapanta Mavisi" renginden ziyade, ölen kişilerin hayatlarını anlatan dürüst ve karikatürize edilmiş şiirler. Hayatını kaybedenlerin zaafları, alışkanlıkları ve hatta ölüm şekilleri saklanmadan mizahi bir dille taşlara işleniyor. Bu benzersiz kültürel miras, 2005 yılında UNESCO tarafından koruma altına alınarak dünya mirası listesine eklendi.

Japonya'da Şirket Anıtlarıyla Dolu Okunoin Ormanı
Listenin en çarpıcı noktalarından biri olan Japonya'daki Koya Dağı'nda bulunan Okunoin mezarlığı, devasa bir sedir ormanının içinde yer alıyor. 200 binden fazla mezara ev sahipliği yapan bu alanda, asırlık fenerler ile kurumsal şirketlerin sıra dışı anıtları yan yana duruyor. Bir kahve firmasının dev mermer fincanı, bir uzay sanayi şirketinin Apollo 11 roketi kopyası ve hatta bir böcek ilacı firmasının telef olan böcekler için yaptırdığı anıt, ziyaretçileri şaşırtıyor. Budist inancına göre mezarlığın kurucusu Keşiş Kobo Daishi'nin hala derin bir meditasyonda olduğuna inanılıyor ve keşişler tarafından kendisine asırlardır her gün iki kez yemek sunulmaya devam ediliyor.
İtalya'da Şairlerin Ebedi İstirahatgahı
Roma'da, dikkat çekici bir Mısır piramidinin gölgesinde yer alan tarihi mezarlık, dünyaca ünlü İngiliz şairlerin ebedi istirahatgahı olarak biliniyor. Henüz 25 yaşında veremden hayata veda eden ünlü şair John Keats, burada isimsiz bir mezar taşının altında yatıyor. Taşın üzerinde sadece, "Adı su üstüne yazılmış birinin kalıntıları burada yatıyor" ifadesi yer alıyor. Aynı alanda, trajik bir tekne kazasında hayatını kaybeden Percy Bysshe Shelley'nin külleri ve yanmayan kalbi de gümüş bir kutu içinde oğlunun yanına defnedilmiş durumda.
Amerika ve Fransa'nın En Çok Ziyaret Edilen Mezarlıkları
Amerika Birleşik Devletleri'nin Vermont eyaletindeki Barre kasabası, dünyanın granit başkenti olarak anılıyor ve Hope Mezarlığı ile sanatseverleri ağırlıyor. İtalyan göçmen taş ustalarının kendi mezar taşlarını birer sanat eserine dönüştürdüğü bu alan, 10 binden fazla heykel ile adeta bir açık hava müzesini andırıyor. Pijamalarıyla el ele tutuşan yaşlı çift heykellerinden mermerden oyulmuş yarış arabalarına kadar pek çok ilginç eser burada sergileniyor.
Avrupa kıtasına dönüldüğünde ise Fransa'nın başkenti Paris'teki meşhur Père-Lachaise mezarlığı öne çıkıyor. Yılda 3,5 milyon ziyaretçi ağırlayan ve dünyanın en kalabalık mezarlığı unvanını taşıyan bu mekan, özellikle yazar Oscar Wilde'ın ve gazeteci Victor Noir'ın heykelleriyle ve edebi tarihiyle yoğun ilgi görüyor.
Turizm rotalarının dışına çıkarak kültürel ve tarihi bağlamda farklı bir deneyim arayanlar için bu mezarlıklar, insanlığın anılarla kurduğu sıra dışı ilişkiyi gözler önüne seriyor. Sanatın, hüznün ve tarihin iç içe geçtiği bu anıt mekanlar, geçmişin en ilginç hikayelerini yaşatmaya devam ediyor.

