Suudi Arabistan, petrol dışı geliri artırma ve uluslararası turizmi canlandırma hedefiyle hazırladığı Vizyon 2030 planı kapsamında, Kızıldeniz kıyısında The Red Sea adlı ultra lüks tatil projesini hayata geçiriyor. Ülkenin batı kıyısında 28 bin kilometrekarelik devasa bir alana yayılan bu Kızıldeniz tatil projesi, sadece turkuaz suları ve beyaz kumlu plajlarıyla değil; çöl, dağ ve deniz yaşamını aynı gün içinde deneyimleme imkanı sunabilmesiyle küresel turizmde yeni bir cazibe merkezi olmayı hedefliyor.
Sadece 22 adada yapılaşmaya izin veriliyor
Projeyi yürüten şirket, bölgedeki 90'dan fazla bakir adayı kapsayan çalışmada çevresel sürdürülebilirliği ön planda tutuyor. Doğal ekosistemi korumak amacıyla bu adaların yalnızca 22'sinde inşaat çalışmalarına izin veriliyor. Şirketin Gelişim Direktörü Stephen Cheesebrough, projenin su berraklığı ve ada manzaralarıyla Maldivler'i andırdığını ancak dağ, volkan ve çöl gibi unsurlarla çok daha geniş bir turizm yelpazesi sunduğunu ifade ediyor. Ziyaretçiler sabah saatlerinde mercan resiflerinde dalış yaparken, öğleden sonra çölde safariye çıkıp akşam dağ manzarasına karşı yemek yiyebiliyor. Bu coğrafi zıtlık, Suudi Arabistan turizm sektörünün diğer lüks tatil noktalarından ayrışması için stratejik bir avantaj sağlıyor.
Doğayı yenileyen rejeneratif turizm modeli
The Red Sea projesi, klasik sürdürülebilirlik anlayışının ötesine geçerek doğayı aktif olarak iyileştirmeyi hedefleyen rejeneratif turizm modelini benimsiyor. Tamamen yenilenebilir enerji ile çalışan komplekslerde, atık sular geri dönüşüm sistemleriyle tekrar kullanıma kazandırılıyor ve doğaya hiçbir çöp bırakılmaması amaçlanıyor. Proje yetkilileri, pandemi sonrası değişen turist beklentilerine uygun olarak, lüks segment ziyaretçilerin artık sadece gösterişli tesisler değil, çevreye duyarlı ve gezegene karşı sorumluluk taşıyan destinasyonlar aradığını belirtiyor.
Yeni havalimanı ve 2030 turizm hedefleri
Bölgede halihazırda 11 otel misafirlerine hizmet vermeye başlarken, projenin merkezi konumundaki Shura Adası'nda önümüzdeki aylarda yeni tesislerin açılması planlanıyor. Tesisler bünyesinde uluslararası markalara ait oteller, lüks restoranlar, dev bir yat limanı ve 18 delikli bir şampiyona golf sahası yer alacak. Ayrıca su sporları tutkunları için özel olarak tasarlanan ve ülkenin en büyük tuzlu su sörf havuzunu barındıran yeni bir macera bölgesi de misafirleri bekliyor.
Bölgeye uluslararası ulaşımı kolaylaştırmak için inşa edilen Kızıldeniz Uluslararası Havalimanı, 2026 yılının başından bu yana 78 binden fazla yolcuya hizmet verdi. Riyad, Cidde, Dubai, Doha ve Milano gibi merkezlerden doğrudan uçuşların yapıldığı havalimanının uluslararası uçuş ağını genişletmek için Avrupalı havayolu şirketleriyle görüşmeler sürüyor. The Red Sea projesinin, 2030 yılına gelindiğinde 50 otel ve 8 bin oda kapasitesine ulaşarak yılda bir milyon ziyaretçiyi ağırlayacak kapasiteye erişmesi planlanıyor.
