Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) etkisini sürdüren Ebola salgını hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Mayıs ayında ilan edilen salgının başından bu yana binlerce kişiyi etkileyen virüs, bölgedeki güvenlik sorunları nedeniyle tam anlamıyla kontrol altına alınamıyor. Ghebreyesus, şiddetli çatışma ortamının sağlık ekiplerinin çalışmalarını derinden etkilediğini ve bu durumun mevcut sağlık krizinin gerçek boyutlarını gizlediğini ifade etti.
Salgının acı bilançosu ağırlaşıyor
Ebola virüsü, yüksek bulaşıcılığı ve ölüm oranıyla bilinen tehlikeli bir hastalık olarak bölge halkını tehdit etmeyi sürdürüyor. Resmi verilere göre, salgının başladığı dönemden bu yana 2 bin 500'den fazla Ebola vakası rapor edilirken, 1000'i aşkın kişi hayatını kaybetti. Hastalığa yakalananlardan 500'den fazlasının ise iyileştiği bildirildi. Ancak DSÖ yetkilileri, ölümlerin büyük bir kısmının donanımlı ve izole tedavi merkezleri yerine, doğrudan sivil yerleşim yerlerinde ve evlerde yaşanmasının son derece endişe verici olduğuna dikkat çekiyor. Bu durum, virüsün halk arasında hızla yayılma riskini daha da artırıyor.
Çatışmalar gerçek tabloyu gizliyor
Sahadaki en büyük engelin silahlı çatışmalar ve ciddi güvenlik zafiyeti olduğunu belirten Ghebreyesus, aktif çatışmaların etkilenen bölgelere insani ve tıbbi erişimi kısıtlamaya devam ettiğini söyledi. DSÖ Genel Direktörü, bu derin güvensizlik ortamı nedeniyle hastalığa yakalanan gerçek kişi sayısının, tahmin edilenin ve resmi kayıtların iki katından fazla olabileceği uyarısında bulundu. Temaslı takibinin tespit edilen kişilerin yaklaşık yüzde 80'ine ulaşmasına rağmen, sağlık ekiplerinin her bölgeye güvenle girememesi, hastaları zamanında teşhis edememesi ve müdahale hızının virüsün yayılım hızının gerisinde kalması krizi derinleştiriyor.
Acil ateşkes ve insani koridor çağrısı
Salgınla etkin mücadelede öncelikli hedefin İturi bölgesindeki bulaşma hızını kırmak ve yeni etkilenen eyaletlerde tıbbi kapasiteyi hızla artırmak olduğu vurgulanıyor. Ancak sadece teknik ve tıbbi müdahalelerin tek başına yeterli olmadığını ifade eden Ghebreyesus, acil olarak insani koridorun açılması ve siyasi bir ateşkesin sağlanması gerektiğini belirtti.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti halkının bu büyük sağlık ve insani krizle tek başına mücadele edemeyeceğinin altı çizildi. Uluslararası toplumun sürekli desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirten DSÖ, kalıcı bir çözüm ve hayat kurtaran bir sağlık müdahalesi için her şeyden önce bölgede silahların susması ve barışın tesis edilmesi gerektiğini yineliyor.
