Hırvatistan'ın Adriyatik Denizi'ndeki Mljet adası açıklarında, deniz tabanında yatan gizemli bir Bizans batığı, geçmişin sırlarını gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. On yılı aşkın bir süre önce keşfedilen ve o günden bu yana titizlikle incelenen batıkta yürütülen su altı kazı çalışmalarının merakla beklenen sonuçları, uzman arkeologlar tarafından ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı. Bulunan benzersiz eserler ve devasa altın eşyalar, geminin sıradan bir ticaret gemisi olmadığını, aksine çok daha önemli bir misyona sahip olduğunu kanıtlıyor.
Akdeniz'in en büyük su altı altın hazinesi
Hırvatistan Koruma Enstitüsü Su Altı Arkeolojisi Bölümü'nün öncülüğünde, özel dalgıç kıyafetleri ve modern ekipmanlarla donatılmış uzman ekipler on yıldır bu tarihi geminin hikâyesini aydınlatmak için çalışıyor. Araştırma ekibinin liderlerinden Igor Miholjek, batıkta bulunan hazinenin önemine dikkat çekerek, "Bu oldukça etkileyici miktarda bir altın. Tüm Akdeniz'de bir gemi enkazında bugüne kadar bulunmuş en büyük miktar." ifadelerini kullandı. Temizlik ve restorasyon işlemlerinin ardından çıkarılan altınların toplam ağırlığının 600 gramı aştığı belirtildi.

İmparatorluk mührü ve Herakleios Hanedanı
Arkeologlar tarafından 7. veya 8. yüzyıla tarihlendiği düşünülen gemi enkazında, Herakleios Hanedanı dönemindeki dört farklı imparatora ait altın sikkeler gün yüzüne çıkarıldı. Buluntular arasında sadece sikkeler değil; yakut, zümrüt ve incilerle süslenmiş kemer tokaları ile üzerinde imparatorun tasviri bulunan altın bir mühür yüzük de yer alıyor. Hırvatistan Koruma Enstitüsü'nden Pavle Dugonjic, bu özel yüzüğün sıradan bir kişi tarafından takılamayacağını vurgulayarak, geminin muhtemelen çok yüksek rütbeli bir devlet görevlisini, diplomatı veya soyluyu beraberindeki heyetle birlikte taşıdığına işaret etti.
Roma'dan Orta Çağ'a geçişin kritik tanığı
Başkenti günümüzdeki İstanbul (Konstantinopolis) olan ve Roma İmparatorluğu'nun mirasçısı konumundaki Bizans İmparatorluğu, bir dönem Doğu Akdeniz'in mutlak hâkimiydi. Ancak 8. yüzyılın başlarında imparatorluk, iç karışıklıklar ve toprak kayıplarıyla sarsılan çalkantılı bir döneme girmişti. Uzmanlar, batığın tam da bu geçiş dönemine denk gelmesinin tarihsel önemini vurguluyor.
Stanford Üniversitesi'nden arkeoloji profesörü Justin Leidwanger, buluntunun dönemi anlamak için taşıdığı değeri şu sözlerle özetledi: "Benim için bu, kendi döneminin en önemli gemi enkazı. Geç Roma İmparatorluğu'nun sonunu ve Orta Çağ dünyasına geçişi inceliyorsanız, Akdeniz'in deniz yollarıyla nasıl bir arada tutulduğunu, imparatorluğun nasıl parçalandığını ve dağıldığını anlamamız için burası son derece kritik bir alan."
Gelecek dönemde yapılacak analizler ve çıkarılacak yeni eserlerin, dönemin deniz ticareti, diplomatik ilişkileri ve Bizans İmparatorluğu'nun o dönemki yapısına dair daha derin bilgiler sunması bekleniyor.
