IMF Başkanı Kristalina Georgieva, son dönemde yaşanan gelişmeler ışığında dünya ekonomisine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Küresel ekonominin mevcut belirsizlik ortamını tam olarak kabullenemediğini ifade eden Georgieva, “Şokların tamamen ortadan kalktığı bir döneme ulaşmayacağız” diyerek, krizlerin artık süreklilik arz eden bir unsur haline geldiğini vurguladı. Georgieva, ülkelerin bu yeni dönemin gereklerine göre uyum politikaları geliştirmesi gerektiğinin altını çizdi.
2019 yılından bu yana görevde olan Georgieva; pandemi süreci, bölgesel çatışmalar ve ticari gerilimler gibi dünya ekonomisini derinden etkileyen pek çok zorlu sınavla karşı karşıya kaldı. IMF Başkanı, kurumun 191 üye ülke için küresel ekonomik istikrar ve refah adına sunduğu nesnel ve veri temelli analizlerin, bu tür belirsiz dönemlerde en güçlü araç olduğunu belirtti.
Yapay Zekâ Dönüşümü ve Sosyal Riskler
IMF Başkanı’nın üzerinde durduğu bir diğer önemli başlık ise yapay zekâ teknolojilerinin iş gücü piyasaları üzerindeki etkisi oldu. Geçmişte küreselleşmenin sunduğu büyüme imkânlarına rağmen, bazı toplumsal kesimler üzerindeki olumsuz etkilerin ve iş kayıplarının yeterince öngörülemediğini kabul eden Georgieva, yapay zekâ konusunda aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini belirtti. Bu dönüşüm sürecinde toplumsal huzursuzlukların önüne geçebilmek için güçlü destek mekanizmalarının şart olduğunu ifade etti.
IMF’nin Türkiye Ekonomisi Tahminleri
Küresel ekonomideki bu dalgalanmaların yansımaları, IMF’nin güncel raporlarına da yansımış durumda. Kurum, geçtiğimiz nisan ayında yayımladığı ekonomik görünüm raporunda, küresel büyüme beklentilerini aşağı yönlü güncelledi.
Bu kapsamda Türkiye ekonomisi için büyüme tahminlerini de revize eden IMF, 2026 yılı beklentisini yüzde 3,7’den yüzde 3,4’e, 2027 yılı tahminini ise yüzde 4,1’den yüzde 3,5’e çekti. Raporun detaylarında, söz konusu zayıflamanın arkasında beklenenden düşük performans ile enerji maliyetlerindeki baskının etkili olduğu vurgulandı. Ayrıca Türkiye’de ortalama enflasyon oranının 2026 yılında yüzde 28,6, 2027 yılında ise yüzde 21,4 seviyesinde gerçekleşeceği öngörüsü paylaşıldı.

