Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD), Başkan Donald Trump'ın seyahat güvenliğine ilişkin gizli bilgileri haberleştiren New York Times gazetecilerine yönelik hukuki süreçte dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Manhattan Federal Savcılığı, gazetecileri haber kaynaklarını açıklamaya zorlayan mahkeme celplerini tek taraflı olarak geri çekeceğini duyurdu. Karar, perşembe günü görülen duruşmada federal bir yargıcın usul hatalarını detaylı şekilde sorgulamasının ardından geldi.
Uçak krizi ve ulusal güvenlik tartışması
Sürecin temeli, Başkan Trump'ın Türkiye ziyareti sırasında kullandığı uçağa dair basına sızan hassas bilgilere dayanıyor. İddialara göre, Katar tarafından hibe edilen yeni uçağın füzesavar ve diğer savunma sistemlerinden yoksun olması nedeniyle Trump, bölgeden eski uçakla ayrılmak zorunda kaldı.
Hükümet yetkilileri, özellikle bölgede İran'a yönelik gerilimlerin ve çatışma ortamının tırmandığı bir dönemde, başkanın uçuş güvenliğine dair gizli bilgilerin sızdırılmasını ciddi bir ulusal güvenlik tehdidi olarak nitelendirdi. Haberlerin isimsiz kaynaklara dayandırılarak yayımlanmasının ardından, Trump'ın ulusal istihbarat direktörü adayı olan Manhattan Savcısı Jay Clayton tarafından gazetecilere mahkeme celbi gönderildi.
Mahkemedeki usul hataları ve savcılığın geri adımı
Dava sürecinde, ABD Bölge Yargıcı Arun Subramanian'ın hükümet avukatlarını yaklaşık bir buçuk saat boyunca sorgulaması davanın seyrini değiştirdi. Yargıç, gazetecilerin telefon kayıtlarının istenmesi de dâhil olmak üzere soruşturmadaki usul sorunlarına dikkat çekti. Savcılık makamı, Adalet Bakanlığı'nın gazetecilerin telefon kayıtlarını ayrı ayrı talep ettiğini, ancak yasaların gerektirdiği şekilde ilgili kişilere bildirim yapılmadığını kabul etti.
Bu usul tartışmalarının ardından Savcı Sean Buckley, hükümetin celpleri tek taraflı olarak geri çekmeye hazır olduğunu mahkemeye iletti. Ancak Buckley, ulusal güvenliği tehdit eden sızıntılara yönelik soruşturmanın sürdüğünü ve ilerleyen dönemde yasal süreçlerin tekrar işletilebileceğinin altını çizdi.
Basın özgürlüğü ve anayasal haklar vurgusu
New York Times yönetimi, en başından beri söz konusu celplerin yasa dışı olduğunu ve ABD Anayasası'nın özgür basını koruyan hükümlerini ihlal ettiğini savundu. Medya kuruluşu, bu tür hukuki adımların gazetecileri sindirmeyi amaçladığını ve kaynak gizliliğini tehlikeye attığını belirtti.
Duruşma sonrası yapılan açıklamada da hükümetin celplerin yasaları ihlal ettiğini zımnen kabul ettiği ifade edildi. Basın özgürlüğü savunucuları, önceki yönetimlerde de benzer uygulamalar görülmesine rağmen mevcut yönetimin basın mensuplarına yönelik hukuki baskı araçlarını orantısız kullandığını öne sürüyor. Hükümet kanadı ise doğrudan gazetecileri değil, devlete ait gizli bilgileri sızdıran kişileri hedef aldıklarını ve medyanın ulusal güvenliği riske atan haberler konusunda sorumlu tutulması gerektiğini savunmaya devam ediyor.

