Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi verilerine göre, dünya genelinde 300 milyondan fazla insan doğduğu ülkenin dışında yaşamını sürdürüyor. Pandemi sonrası dönemde uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaşması ve dijital göçebelerin sayısının artmasıyla birlikte, "yaşanabilir şehir" kavramı da yeni bir boyut kazandı. Bu eğilimi analiz etmek amacıyla yola çıkan Global Citizen Solutions, altı kıtada 35 büyük şehri mercek altına alarak ilk "En Yaşanabilir Şehirler" endeksini yayımladı.
Değerlendirme Kriterleri: Neye Göre Seçildi?
Araştırma, şehirleri sadece turistik bir çekim merkezi olarak değil, uzun süreli ikamet edilebilecek alanlar olarak değerlendiriyor. Şehirlerin skorlanmasında yedi temel gösterge baz alındı:
Yaşam Maliyeti: Ekonomik sürdürülebilirlik.
Güvenlik ve Sağlık: Uzun süreli yerleşim kararlarında en yüksek ağırlığa sahip iki temel unsur.
Hava Kalitesi ve Çevresel Koşullar.
Yerleşme Kolaylığı: Sosyal entegrasyon ve adaptasyon süreci.
İngilizce Yeterliliği: İletişim engellerinin aşılması.
Gelişmiş Hareketlilik: Pasaport gücü ve vize serbestisi.
Zirvede Lizbon Var
Listenin ilk sırasında yer alan Portekiz’in başkenti Lizbon, tüm kategorilerdeki istikrarlı performansı ve uygun yaşam maliyetiyle öne çıkıyor. Özellikle dijital göçebe vizeleri ve yatırım yoluyla oturum seçenekleri, şehri gurbetçiler için ideal bir merkez haline getiriyor. Listede Lizbon'u, yüksek güvenlik ve sağlık standartlarıyla Amsterdam takip ediyor.
İşte gurbetçiler için en yaşanabilir 10 şehir:
Lizbon, Portekiz: 88,49/100
Amsterdam, Hollanda: 81,97/100
Melbourne, Avustralya: 81,79/100
Viyana, Avusturya: 81,07/100
Barcelona, İspanya: 80,7/100
Singapur: 80,58/100
Auckland, Yeni Zelanda: 80,15/100
Tokyo, Japonya: 79,78/100
Kopenhag, Danimarka: 79,57/100
Seul, Güney Kore: 78,89/100
Avrupa'nın Hakimiyeti Dikkat Çekiyor
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer unsuru ise Avrupa şehirlerinin domine ettiği ilk sıralar oldu. Toplam 10 şehirden 5'i Avrupa kıtasında yer alırken, özellikle Lizbon ve Amsterdam gibi merkezler, sundukları yasal kolaylıklar ve yaşam kalitesi dengesiyle rakiplerini geride bıraktı. Avrupa dışından ise Melbourne, hem yüksek İngilizce yeterliliği hem de güçlü kentsel altyapısıyla listede kendine sağlam bir yer edindi.
