Venezuela kıyılarında geçen ay meydana gelen 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki büyük depremin ardından askeri birliklerin sahaya geç indirilmesi ve arama kurtarma çalışmalarında yaşanan aksaklıklar kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor. Güvenlik kaynakları ve diplomatik çevrelere dayandırılan bilgilere göre, felaketin ilk kritik günlerinde üst düzey askeri komutanlardan tahliye ve müdahale emirlerinin gecikmeli gelmesi, ordu birliklerinin koordineli bir şekilde hareket etmesini engelledi.
Resmi verilere göre yaklaşık 5 bin kişinin hayatını kaybettiği bildirilen deprem, özellikle ülkenin ana havalimanı ve büyük bir limanına ev sahipliği yapan, çok sayıda yüksek katlı binanın yıkıldığı La Guaira eyaletinde büyük bir yıkıma yol açtı. Bölge sakinleri ve bağımsız gözlemciler, depremin ilk saatlerinde askeri personel ve polis ekiplerinin sahada neredeyse hiç görülmediğini öne sürdü.
Sivil inisiyatif ve arama kurtarma çalışmaları
Depremin ardından özellikle ilk iki gün boyunca arama kurtarma ve insani yardım çalışmalarına siviller öncülük etti. Bölge halkı, enkaz altında kalanları kurtarmak için kendi imkanlarıyla ve ilkel aletlerle lojistik destek sağladı. İlerleyen süreçte çalışmalara uluslararası kurtarma ekipleri, itfaiyeciler ve sivil savunma görevlileri dahil olurken, askeri personelin katılımının sınırlı düzeyde kaldığı belirtildi.
Sahadaki bazı askeri görevliler, doğrudan bir emir almadıkları için kendi inisiyatifleriyle gönüllü olarak arama kurtarma çalışmalarına destek verdiklerini ifade etti. Ordu mensupları, ulusal savunma planlarının aksine bu tür büyük doğal afetlere karşı önceden hazırlanmış acil eylem planlarının bulunmamasının ve operasyonel hazırlık seviyesindeki eksikliklerin müdahaleyi yavaşlattığını dile getirdi.
Yetki karmaşası ve ekipman eksikliği iddiaları
Diplomatik kaynaklar, emir-komuta zincirindeki zayıflıkların uluslararası kurtarma ekiplerinin koordinasyonunu da olumsuz etkilediğini ve enkaz altındaki canların kurtarılabileceği kritik saatlerin kaybedildiğini ileri sürdü. Deniz Piyade Tugayı gibi bazı stratejik birimlerin harekete hazır olmasına rağmen beklenen talimatların ulaşmadığı, diğer yandan bazı askeri birimlerin ise personel taşıyacak araç, kazma, kürek ve hatta gece görüşlü helikopter gibi temel teknik ekipmanlardan yoksun olduğu iddia edildi.
Hükümet yetkilileri ise acil müdahale ekiplerinin felaketin hemen ardından seferber edildiğini savunarak koordinasyon eksikliği iddialarını reddetti. Yaşanan karmaşa algısının bazı çevreler tarafından büyütüldüğünü ifade eden yetkililer, tüm operasyonların tek bir otorite altında birleştirildiğini ve güvenlik güçlerinin sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini vurguladı. Ancak yetki kararnamelerindeki örtüşmelerin sahada hangi birimin liderlik edeceği konusunda belirsizlik yarattığı yönündeki iddialar geçerliliğini koruyor.
