Küresel piyasalarda altın piyasası, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) olası faiz politikaları ve enerji sektöründe yaşanan sert dalgalanmaların etkisiyle oldukça hareketli bir haftayı geride bıraktı. Özellikle Ortadoğu'daki jeopolitik risklerin tetiklediği petroldeki yüzde 12'lik artış, piyasalarda enflasyon endişelerini yeniden alevlendirdi. Bu durumun Fed'in faizler konusundaki sıkı tutumunu destekleyebileceği beklentisi, haftanın son işlem günlerinde altın üzerindeki baskıyı artırdı.
4.000 Dolar Sınırında Kritik Denge ve Gram Altın
Makroekonomik baskıların gölgesinde işlem gören spot altın, 17 Temmuz tarihindeki seanslarda bir ara 4.000 dolar/ons psikolojik eşiğinin altına inerek ayın en düşük seviyesini test etti. Ancak seans sonlarına doğru gelen alımlarla kayıplarının bir kısmını telafi eden değerli metal, haftayı 4.018 dolar seviyesinden kapatmayı başardı. Türkiye'deki yatırımcıların yakından takip ettiği gram altın ise küresel çapta yaşanan bu dalgalanmalara paralel olarak haftayı 6.093 TL seviyesinde tamamladı. Yılın başlarında kırdığı tarihi zirvelerden sonra özellikle ikinci çeyrekte yüzde 14 oranında değer kaybederek 2013'ten bu yana en sert çeyreklik düşüşünü yaşayan altın, son haftalarda ağırlıklı olarak 4.000 dolar bandı çevresinde yön arayışını sürdürüyor. Yatırımcılar, bir yandan küresel ekonomik verileri izlerken diğer yandan da merkez bankalarının adımlarını mercek altına alıyor.
Petroldeki Yükseliş Fed'in Faiz Kararını Nasıl Etkileyecek?
Altın fiyatları üzerinde oluşan bu baskının en temel nedenlerinden biri olarak enerji piyasalarında yaşanan hızlı ivmelenme gösteriliyor. Ortadoğu’daki bölgesel gerilimlerin küresel enerji hatlarında bir arz kesintisi riski yaratmasıyla birlikte Brent petrol fiyatları haftalık bazda yaklaşık yüzde 12 değer kazandı. Enerji maliyetlerindeki bu sıçrama, küresel enflasyonun yeniden tırmanışa geçebileceği endişelerini körüklüyor. Enflasyonist risklerin masada kalması, Fed'in faiz indirim döngüsünü erteleyebileceği veya mevcut faiz oranlarını beklenenden daha uzun süre yüksek tutabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Piyasaların Fed’in Aralık ayı toplantısında faiz artırma veya sabit bırakma ihtimalini yeniden fiyatlamaya başlamasıyla birlikte, ABD doları ve ABD 10 yıllık devlet tahvil getirileri yükselişe geçti. Getiri sağlamayan bir varlık olan altına yönelik talebin zayıflaması, fiyatların kısa vadeli olarak baskılanmasına zemin hazırladı.
Goldman Sachs: Merkez Bankaları Fiyatlara Taban Oluşturacak
Piyasalarda esen makroekonomik rüzgarlara ve kısa vadeli dalgalanmalara rağmen, uluslararası finans kuruluşu Goldman Sachs yatırımcılara yönelik oldukça iyimser bir analiz yayımladı. Kurumun paylaştığı son raporunda, Fed kaynaklı aşağı yönlü fiyatlamalara karşı dünya genelindeki merkez bankalarının stratejik adımlarının altın için sağlam bir taban oluşturduğu ifade edildi. Verilere göre merkez bankalarının sadece Mayıs ayında 81 tona ulaşan güçlü altın alımları gerçekleştirdiğini öngören Goldman Sachs yetkilileri, bu rezerv çeşitlendirme eğiliminin geçici olmadığına dikkat çekti. Özellikle Çin Merkez Bankası'nın başı çektiği döviz rezervlerini alternatif varlıklara yönlendirme stratejisi, uzun vadede küresel altın talebini yapısal olarak desteklemeye devam ediyor.
2026 Yıl Sonu Altın Hedefi: 4.900 Dolar
Yayımlanan bilgi notunda, merkez bankaları tarafından yürütülen bu uzun vadeli ve kararlı alım stratejisinin, altının gelecekteki potansiyelini belirleyecek en önemli dinamik olduğu vurgulandı. Dev yatırım bankasına göre, kısa vadeli faiz artırımı beklentileri fiyatları geçici olarak baskılasa da fiziksel talep tarafındaki bu tarihi ivme, yukarı yönlü bir hareketi kaçınılmaz kılıyor. Goldman Sachs, küresel jeopolitik konjonktür ve güçlü talep doğrultusunda 2026 yıl sonu ons altın hedefini 4.900 dolar olarak kamuoyuna ilan etti. Bu önemli tahmin, hem uluslararası piyasalar hem de iç piyasadaki altın yatırımcıları için orta ve uzun vadeli yol haritasında kritik bir referans noktası olarak değerlendiriliyor.


