Türkiye'nin 1 Temmuz tarihinde tüm ülke genelinde resmi olarak uygulamaya aldığı Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi, uluslararası arenada dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Dünyanın önde gelen ekonomi ve iş dünyası yayınlarından Forbes dergisinde yayımlanan kapsamlı bir analizde, Türkiye'nin geri dönüşüm ve atık yönetimi stratejisi masaya yatırıldı. Yapılan incelemede, Türkiye'nin teknoloji odaklı ve yenilikçi depozito iade modelinin, ABD ve diğer Batılı ülkeler için uyarlanabilir, örnek bir ekosistem sunduğu vurgulandı.
Dijital altyapı ve sıfır kamu maliyeti modeli
Geri dönüşüm süreçlerinin günümüzde yalnızca çevresel bir faaliyet olmaktan çıkarak sanayi üretimi, ulusal güvenlik ve kritik hammaddelere erişim noktalarında stratejik bir boyuta ulaştığı biliniyor. Forbes dergisindeki analizde de bu gerçeğe dikkat çekilerek, gelişmiş ülkelerde uygulanan iade sistemleri ile Türkiye'nin kurduğu model karşılaştırıldı. Türkiye'deki sistemin kamu finansmanı ve vergi gelirleri yerine, özel sermaye ile "genişletilmiş üretici sorumluluğu" prensibine dayanması projenin en büyük avantajı olarak öne çıkarıldı.
Bu sürdürülebilir yaklaşımın, vergi mükelleflerine hiçbir ek yük oluşturmadan döngüsel ekonomiyi hayata geçirdiği ifade edildi. Sistemde yer alan barkod tabanlı uçtan uca dijital takip mekanizması, modern depozito iade makineleri ve vatandaşların iade bedellerini doğrudan mobil cüzdanlarına aktarabilmesini sağlayan teknolojik entegrasyon, sistemin işleyişini hızlandıran en güçlü yönler olarak sıralandı.
ABD ve Avrupa için "Türkiye modeli" çağrısı
DOA modelinin sağladığı pratik kullanımın vatandaşların sisteme katılımını doğrudan artırdığı ve kullanılmış ambalajların hızla yeniden ekonomiye kazandırıldığı belirtilen makalede, kritik bir öneriye yer verildi. Sistemin sadece çevresel bir kazanım değil, yerli tedarik zincirlerini güçlendiren modern bir sanayi altyapısı olduğuna dikkat çekildi. Bu kapsamda ABD'nin kendi geri dönüşüm politikalarını güçlendirmek amacıyla "Türkiye modeli" bir depozito iade sistemi kurabileceği ifade edildi. Perakende noktaları ve belediye tesislerinin benzer dijital takip teknolojileriyle donatılması sayesinde, Batılı ülkelerin bu yapıyı kendi ihtiyaçlarına göre kolaylıkla şekillendirebileceği değerlendirmesi yapıldı.
Yerli teknoloji ekosistemi ve 1 milyar dolarlık dev katkı
Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) Başkanı Nurullah Öztürk de konuya ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, DOA Sistemi'nin Türkiye'nin yerli teknoloji sektörü adına sunduğu eşsiz fırsatların altını çizdi. Modelin tek bir ekipman veya yazılım tedarikçisinin tekelinde olmadığını, aksine tamamen rekabete açık bir çerçevede tasarlandığını belirten Öztürk, son iki yıl içinde birçok yerli üreticinin uluslararası standartlardaki sertifikasyon süreçlerini başarıyla tamamlayarak kendi depozito iade makinelerini üretmeye başladığını aktardı.
Yerli sanayicilerin şimdiden yurt dışı pazarlarını hedeflediğini vurgulayan Öztürk, bu durumun Türkiye'de geri dönüşüm teknolojileri odağında yepyeni bir sanayi ekosistemi yarattığına işaret etti. Değerli hammaddelerin ülke sınırları içinde tutulmasının, ithalata bağımlılığı azaltarak cari açığın düşmesine doğrudan katkı sağlaması hedefleniyor. Yapılan stratejik öngörülere göre, DOA sisteminin ülke genelinde tam kapasiteyle faaliyete geçmesi durumunda Türkiye ekonomisine yılda yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde ek gelir ve tasarruf sağlaması planlanıyor.
