Piyasa verileri yükleniyor...
Sivrisinekler bazı insanları neden daha çok ısırır?

Yaz aylarında bazı kişilerin sivrisineklerin bir numaralı hedefi olurken, kimilerinin hiç yara almadan kurtulmasının ardındaki sır perdesi aralandı. Bilim insanları, yaygın inanışın aksine bu durumun "tatlı kan" ile ilgili olmadığını, av seçiminde karmaşık biyolojik mekanizmaların çalıştığını kanıtladı.

HABERIN DEVAMI

Yaz aylarının en can sıkıcı sorunlarından biri olan sivrisinekler, herkesi aynı şekilde hedef almıyor. Aynı ortamda bulunan kişilerden biri art arda ısırılırken, diğeri neredeyse hiç etkilenmeyebiliyor. Uzun yıllardır "tatlı kana sahip olmak" gibi inanışlarla açıklanmaya çalışılan sivrisinek ısırığı vakalarının arkasında aslında çok daha detaylı biyolojik dinamikler bulunuyor.

Bilim insanlarına göre sivrisinekler insanları rastgele seçmiyor. Yaklaşık 10 metre uzaklıktan itibaren nefesimiz, vücudumuzun yaydığı ısı ve cildimizin salgıladığı kimyasal bileşenleri algılayarak avlarını kesin olarak belirliyor. Yumurtalarının gelişimi için gerekli proteini insan kanından sağlayan dişi sivrisinekler, hedeflerini seçerken bilimsel olarak kanıtlanmış üç temel faktöre odaklanıyor.

Karbondioksit ve vücut ısısı ilk hedefi belirliyor

Sivrisineklerin en önemli yön bulma araçlarından biri, insanların nefes verirken ve ciltlerinden yaydığı karbondioksit gazı. Yetişkinler çocuklara kıyasla daha fazla karbondioksit ürettiği için sivrisinekler tarafından daha kolay fark ediliyor. İskoçya'daki Glasgow Üniversitesi'nden tıbbi entomoloji profesörü Heather Ferguson, aynı ortamda bulunan dört kişiden birinin sivrisineklerin yaklaşık yüzde 90'ını tek başına üzerine çekebildiğini belirtiyor.

Araştırmalar, böceklerin vücut ısısı ve nem artışına da son derece duyarlı olduğunu ortaya koyuyor. Hamilelik sırasında artan metabolizma hem daha fazla gaz üretimine hem de daha yüksek vücut sıcaklığına yol açtığı için hamile kadınlar, diğer bireylere göre yaklaşık iki kat daha fazla sivrisinek çekebiliyor. Egzersiz yapan ve fiziksel aktivitede bulunan kişiler de artan terleme ve ısı nedeniyle böceklerin dikkatini çok daha hızlı çekiyor.

Asıl belirleyici etken cilt kokusu ve genetik

Uzmanlara göre sivrisineklerin son aşamadaki tercihinde en önemli unsur ise benzersiz cilt kokusu profilimiz. Durham Üniversitesi'nden halk sağlığı entomoloğu Steve Lindsay, böceklerin "tatlı kan" efsanesinden ziyade insanların kendine özgü cilt florasına tepki verdiğini söylüyor. İnsan cildinde yaşayan bakteriler, yağ asitleri ve diğer maddeleri parçalayarak uçucu organik bileşikler oluşturuyor.

ABD'deki Rockefeller Üniversitesi tarafından 64 kişi üzerinde yürütülen araştırmada, sivrisineklerin karboksilik asit düzeyi daha yüksek olan kişilerin kokusunu belirgin biçimde daha fazla tercih ettiği kanıtlandı. Araştırmada en çekici bulunan kişinin, en az tercih edilen kişiye göre yaklaşık 100 kat daha fazla sivrisinek çektiği görüldü. Üstelik bu durum yalnızca bakterilerle değil, genetik faktörlerle de doğrudan bağlantılı. Tek yumurta ikizlerinin böcekler tarafından benzer düzeyde tercih edilmesi, bu çekicilik özelliklerinin kalıtsal olabileceğine işaret ediyor.

Bilimsel olarak kanıtlanmış korunma yöntemleri

Uzmanlar, sarımsak tüketmenin veya B vitamini takviyesi almanın sivrisinekleri uzaklaştırdığı yönündeki yaygın inanışı destekleyen hiçbir bilimsel kanıt bulunmadığını vurguluyor. Buna karşılık DEET, pikaridin veya PMD gibi etken maddeleri içeren sivrisinek kovucuların etkili olduğu belirtiliyor.

Açık alanlarda uzun kollu kıyafetler giymek ve terleme ile etkisi azalan koruyucu spreyleri düzenli aralıklarla yenilemek en güvenilir yöntemler arasında yer alıyor. Bilim insanları, bazı kişilerin biyolojik olarak daha cazip hedefler olduğunu kabul etse de hiç kimsenin tamamen güvende olmadığını hatırlatarak standart korunma önlemlerinin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

Hayat

Tümü →

Kaynaklar

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...