Piyasa verileri yükleniyor...

Sekiz kadından birini etkileyen PCOS'un ismi niye değişiyor! İşte milyonları ilgilendiren o neden

Yayımlanma Tarihi: 18 Mayıs 2026 10:47 | Son Güncelleme Tarihi: 18 Mayıs 2026 10:50
Sekiz kadından birini etkileyen PCOS'un ismi niye değişiyor! İşte  milyonları ilgilendiren o neden

Sekiz kadında bir görülen ve halk arasında kist sanılan Polikistik Over Sendromu (PCOS) hakkında yapılan çalışmalarda ultrason görüntülerindeki yapıların aslında gelişimi durmuş küçük foliküller olduğu ortaya çıktı. Uzmanlar, bu tablonun sadece bir yumurtalık problemi olmadığını; insülin direnci, kilo artışı ve metabolik hastalık risklerini de barındıran çok sistemli bir rahatsızlık olduğunu vurgulayarak hastalığın adının değiştirilmesini önerdi.

HABERIN DEVAMI

Kadınlarda sık görülen hormonal rahatsızlıklardan biri olan Polikistik Over Sendromu (PCOS) için önemli bir değişiklik gündemde. Dünya genelinde 170 milyondan fazla kadını etkilediği belirtilen ve yaklaşık her 8 kadından birinde görülen sendromun adının, uluslararası bilimsel çalışmalar doğrultusunda 'Poliendokrin Metabolik Ovaryan Sendrom' (PMOS) olarak güncellenmesi öneriliyor.

Uzmanlara göre, yıllardır kullanılan 'polikistik over' ifadesi hastalığı tam olarak yansıtmıyor. Çünkü tanı alan kadınların yumurtalıklarında çoğu zaman gerçek anlamda bir kist bulunmuyor. Ultrason görüntülerinde görülen yapıların büyük kısmı, gelişimi durmuş küçük folliküllerden oluşuyor. Bu durumun, hastalarda yanlış bir algı yaratarak ciddi kistlere sahip olduklarını düşünmelerine neden olabildiği belirtiliyor.

Sadece Yumurtalıkları Etkileyen Bir Sorun Değil

Uzmanlar, bu sendromun yalnızca bir kadın doğum hastalığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü tablo; hormonal dengesizlikler, insülin direnci, kilo artışı, yumurtlama sorunları, cilt problemleri ve psikolojik etkiler gibi birçok farklı sistemi birlikte etkileyebiliyor.

Araştırmalar, bu sendroma sahip bireylerde ilerleyen yaşlarda tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve metabolik hastalık riskinin toplum ortalamasına göre daha yüksek olabileceğini gösteriyor.

Hastalık kişiden kişiye farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor. En sık görülen şikayetler arasında adet düzensizliği, yumurtlama problemleri, kısırlık, tüylenme artışı, sivilce, saç dökülmesi ve kilo alma eğilimi yer alıyor. Ancak belirtilerin şiddeti her bireyde aynı seyretmiyor.

İsim Değişikliği Tedaviyi Değiştirmeyecek

Uzmanlar, önerilen yeni isimlendirme sürecinin mevcut tedavi yöntemlerini değiştirmeyeceğini, ancak hastalığın daha doğru anlaşılmasına katkı sağlayacağını ifade ediyor. Amaç; erken tanıyı artırmak, metabolik riskleri gözden kaçırmamak ve hastaları yalnızca “yumurtalık problemi” olarak değerlendirmemek.

3 Yıllık Geçiş Süreci Planlanıyor

Uluslararası sağlık çevrelerinde, yeni terminolojiye geçiş için yaklaşık 3 yıllık bir adaptasyon süreci öngörülüyor. Bu süreçte tıbbi rehberlerin, eğitim materyallerinin ve sağlık sistemlerinin yeni isimlendirmeye uyum sağlaması hedefleniyor.

Uzmanlara göre bu değişiklik yalnızca bir isim yenilemesi değil; kadın sağlığına daha bütüncül yaklaşımın bir parçası olarak değerlendiriliyor.

İlişkili Haber
Kadınların gizli düşmanı: Vücudunuzun verdiği bu küçük sinyalleri görmezden gelmeyin!

Kadınların gizli düşmanı: Vücudunuzun verdiği bu küçük sinyalleri görmezden gelmeyin!

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...