Türkiye genelinde Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle inşa edilerek faaliyete alınan 18 şehir hastanesinin 2026 yılı maliyet tabloları netleşmeye başladı. Sağlık Bakanlığı bütçesinden yapılan harcama verilerine göre, ocak ve haziran aylarını kapsayan yılın ilk yarısında bu hastaneler için toplam 70 milyar 170 milyon 321 bin TL ödeme gerçekleştirildi. 2025 yılı boyunca aynı projelere aktarılan toplam kaynağın 111 milyar 100 milyon 278 bin TL olduğu göz önüne alındığında, bu yılın sadece ilk altı ayında ulaşılan rakam, sağlık harcamalarındaki artış ivmesini gözler önüne seriyor.
Aylara göre harcama dağılımı dikkat çekiyor
Şehir hastaneleri için ayrılan bütçenin aylık dağılımı incelendiğinde, özellikle ocak ve nisan aylarında yapılan yüksek ödemeler öne çıkıyor. 2026 yılının ilk ayında Sağlık Bakanlığı bütçesinden işletmeci şirketlere 22 milyar 223 milyon 102 bin TL seviyesinde bir kaynak kullanımı yapıldı. Takip eden şubat ayında bu rakam 6 milyar 327 milyon 820 bin TL’ye gerilerken, mart ayında 6 milyar 735 milyon 625 bin TL olarak kayıtlara geçti.
İlk çeyreğin ardından nisan ayında ise ödemeler yeniden ciddi bir ivme kazanarak 22 milyar 276 milyon 439 bin TL ile yılın en yüksek seviyelerinden birini gördü. Şehir hastanelerinin kamuya faturası mayıs ayında 5 milyar 474 milyon 946 bin TL'ye gerilerken, yılın ilk yarısının son ayı olan haziran ayında 7 milyar 132 milyon 388 bin TL'lik bir ödeme gerçekleştirildi.
Kamu-Özel İşbirliği modelinin bütçe üzerindeki etkileri
Kamu-Özel İşbirliği modeli, büyük ölçekli altyapı ve sağlık yatırımlarının özel sektör finansmanıyla kamu hizmetine sunulmasını temel alıyor. Bu model kapsamında inşa edilen dev sağlık kompleksleri, bulundukları bölgelerde yüksek yatak kapasiteleri, modern teknolojileri ve gelişmiş altyapılarıyla sağlık hizmetlerine önemli katkılar sunuyor. Ancak işletme, bakım ve hizmet bedelleri kapsamında devlet tarafından yapılan uzun vadeli garantili ödemeler, genel bütçe planlamalarında önemli bir yer tutuyor.
Uzmanlar, dönemsel olarak artış gösteren maliyetlerin, enflasyon oranları ve döviz kurlarındaki hareketlilik gibi makroekonomik dinamiklerle yakından ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor. Sağlık bütçesinin önemli bir kalemini oluşturan bu yatırımların finansal yansımaları, kamu kaynaklarının etkin kullanımı çerçevesinde dikkatle izleniyor. Yılın geri kalan kısmında yapılacak ödemelerle birlikte, 2026 yılı sonu itibarıyla şehir hastanelerine aktarılacak toplam kaynağın 2025 yılı verilerini belirgin oranda aşması öngörülüyor.
