Uluslararası enerji piyasalarında haftanın ilk işlem gününde hareketli saatler yaşanıyor. Orta Doğu coğrafyasında artan jeopolitik gerilimlerin doğrudan bir sonucu olarak, Brent petrol varil fiyatı yüzde 4,6 oranında sert bir yükseliş göstererek 97,33 dolara ulaştı. Geçtiğimiz haftayı 93,09 dolar seviyesinden kapatan piyasalar, bölgedeki güvenlik endişelerinin zirve yapmasıyla yeni haftaya alıcılı bir seyirle başladı. Aynı dakikalarda ABD ham petrolü olarak bilinen Batı Teksas türü (WTI) petrolün varili ise 94,34 dolardan işlem görüyor. Küresel ekonomiyi yakından ilgilendiren bu dalgalanmanın merkezinde ise bölgedeki sıcak çatışma ortamı yer alıyor.
İran ve İsrail Arasındaki Çatışmalar Arz Endişesini Büyütüyor
Fiyatlardaki bu ani ve keskin yükselişin temelinde, İran ve İsrail arasında doğrudan hedef gözeterek yapılan askeri müdahaleler bulunuyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, İsrail askeri unsurları balistik füzeler kullanarak İran sınırları içindeki bazı kritik noktaları hedef aldı. Bu saldırıya misilleme olarak İran topraklarından fırlatılan füzeler, İsrail'in orta ve güney bölgelerinde olağanüstü hal ilan edilmesine ve pek çok kentte uyarı sirenlerinin çalmasına neden oldu.
Çatışmaların enerji altyapılarına sıçraması ise piyasaları en çok tedirgin eden gelişme oldu. İsrail güçlerinin, İran'ın güneybatısında yer alan Huzistan eyaletine bağlı Mahşehr kentindeki büyük bir petrokimya tesisini vurması, küresel enerji tedarik zincirinde büyük bir kırılganlık yarattı. Yaşanan bu ağır karşılıklı hamlelerin ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun güvenlik kabinesini acil olarak toplayacağı bildirildi.
ABD'den Müzakere Masasına Dönüş Çağrısı
Bölgedeki krizin küresel bir enerji darbogazına dönüşme ihtimali uluslararası aktörleri de harekete geçirdi. ABD Başkanı Donald Trump, artan şiddet olayları üzerine bir açıklama yaparak İran yönetimine anlaşma masasına dönme çağrısında bulundu. Trump, İsrail kentlerinde sirenlerin çaldığı anlarda yaptığı değerlendirmede, füze saldırılarının süregelen diplomatik müzakerelere hiçbir fayda sağlamayacağının altını çizdi. Uluslararası diplomasi trafiğinin, çatışmaların küresel ekonomiye vereceği zararı en aza indirmek için önümüzdeki günlerde daha da hızlanması bekleniyor.
OPEC+ Grubunun Üretim Artışı Kararı Piyasayı Sakinleştiremedi
Jeopolitik krizler petrol fiyatlarını yukarı yönlü zorlarken, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC+) cephesinden de üretime dair yeni bir adım geldi. Aralarında Suudi Arabistan ve Rusya'nın da bulunduğu yedi üye ülke, temmuz ayından itibaren geçerli olmak üzere günlük üretimi 188 bin varil artırma kararı aldı. Bu planlama doğrultusunda en büyük üretim artışını günlük 62'şer bin varil ile Suudi Arabistan ve Rusya gerçekleştirecek. Bu ülkeleri 26 bin varil ile Irak, 16 bin varil ile Kuveyt, 10 bin varil ile Kazakistan, 6 bin varil ile Cezayir ve 5 bin varil ile Umman izleyecek.
Ancak uzmanlar, alınan bu sınırlı üretim artışı kararının piyasadaki ateşi söndürmeye yetmeyeceğini öngörüyor. Özellikle dünya petrol ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası askeri aksaklıklar ve bazı üretici ülkelerdeki yapısal kapasite sorunları, küresel arz üzerindeki ağır baskıyı sürdürüyor.
Piyasa analistleri, siyasi krizlerin ve çatışma ortamının kısa vadede çözülememesi durumunda varil fiyatı üzerindeki yukarı yönlü ivmenin devam edebileceğini vurguluyor. Teknik analizlere göre Brent petrol için kısa vadede 98,17 dolar seviyesi kritik direnç noktası olarak izlenirken, olası geri çekilmelerde 96,57 dolar bölgesi güçlü bir destek olarak öne çıkıyor.

