Orta Doğu'da sular durulmuyor. İsrail basını, Tel Aviv yönetiminin İran ile devam eden askeri hareketliliğe ilişkin güncel durum değerlendirmesini kamuoyuyla paylaştı. Ülke basınına yansıyan bilgilere göre yetkililer, karşılıklı saldırıların ve mevcut askeri hareketliliğin en azından birkaç gün daha sürmesini bekliyor. Bu beklenti doğrultusunda ulusal güvenlik tedbirleri en üst seviyeye çıkarıldı.
Yedek Askerler Göreve Çağrılabilir
Ülkenin önde gelen radyo yayınlarında yer alan haberlerde, İsrail ordusu içerisinde yoğun bir hazırlık sürecinin başladığı ifade edildi. Olası bir tırmanışa karşı yedek askerlerin acil olarak orduya çağrılması için gerekli planlamaların yapıldığı kaydedildi. Mevcut çatışma durumunun uzama ihtimali, askeri stratejilerin sahada yeniden gözden geçirilmesine neden oluyor.
Ben Gurion Havalimanı'nda Uçuş Kısıtlaması Talebi
Askeri alanın yanı sıra sivil havacılık cephesinde de kritik adımlar atılıyor. İç Cephe Komutanlığı, güvenlik gerekçesiyle Ben Gurion Havalimanı üzerinden gerçekleşen uçuşların günlük 2 bin 500 yolcu ile sınırlandırılmasını talep etti. Henüz hava sahası açık tutulsa da bu kararın saatlik uçuş sayılarını ciddi oranda düşüreceği belirtiliyor. Havacılık yetkilileri ile güvenlik birimleri arasındaki teknik görüşmelerin sürdüğü aktarıldı.
Lübnan ve İran Hattında Karşılıklı Saldırılar
Bölgedeki tansiyon, İsrail güçlerinin yürürlükteki ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta yer alan Dahiye bölgesine düzenlediği hava saldırısıyla yeniden yükselmişti. Bu gelişmenin ardından İranlı yetkililer, saldırıya sert bir karşılık verileceğini duyurmuştu. Gece saatlerinde İran topraklarından üç dalga halinde ateşlenen füzeler, İsrail'in kuzey kesimlerinde sirenlerin çalmasına yol açtı.
Sürecin devamında İsrail güçlerinin İran'ın batı ve orta kesimlerini hedef aldığı, Tahran yönetiminin ise bu hamleye balistik füzelerle yanıt verdiği bildirildi. Diplomatik çevreler, iki ülke arasındaki doğrudan angajmanın bölgedeki krizleri daha da derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor. Çatışmaların siviller üzerindeki olası etkilerini azaltmak amacıyla uluslararası aktörlerin itidal çağrıları sürerken, sürecin ilerleyen günlerde nasıl şekilleneceği yakından takip ediliyor.

