İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanlarının işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik yaptırım uygulama kararına çok sert bir tepki gösterdi. Başbakanlık Ofisi aracılığıyla yapılan resmi açıklamada Netanyahu, AB’nin bu adımını "ahlaki iflas" olarak tanımlayarak, uluslararası hukuka göre işgal altında bulunan toprakların Yahudi halkına ait olduğunu iddia etti.
Netanyahu’dan "Avrupa’nın Pis İşlerini Yapıyoruz" Çıkışı
Netanyahu, açıklamasında sadece yaptırımları eleştirmekle kalmadı, aynı zamanda bölgesel güvenlik üzerinden Avrupa’ya yüklendi. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarla aslında "Avrupa’nın pis işlerini yürüttüğünü" öne süren İsrail Başbakanı, AB’nin bu süreçte yaptırım kararı almasını stratejik bir hata ve haksızlık olarak nitelendirdi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da benzer bir üslupla, Batı Şeria’nın "Yahudi vatanı" olduğunu savunarak Brüksel’in kararına karşı çıktı.
AB Yaptırımlarının Kapsamı ve Gerekçesi
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından duyurulan karara göre, yaptırımlar sadece Filistin topraklarını gasbeden ve bölgedeki sivil halka şiddet uygulayan İsraillileri kapsamıyor. Bakanlar kurulu, eş zamanlı olarak Hamas'ın önde gelen isimlerine yönelik de yeni kısıtlamalar getirilmesi konusunda mutabık kaldı. Bu karar, bölgedeki şiddet sarmalını durdurmaya yönelik diplomatik bir baskı unsuru olarak değerlendiriliyor.
Batı Şeria’da Artan Şiddet ve İnsani Bilanço
Ekim 2023’ten bu yana İsrail ordusu ve silahlı yerleşimci grupların Batı Şeria’daki baskıları sistematik bir artış gösterdi. Filistin resmi makamlarının paylaştığı verilere göre, bu tarihten itibaren bölgede 1.150’den fazla Filistinli yaşamını yitirdi, binlerce kişi yaralandı. Uluslararası toplumun "yasa dışı yerleşim birimleri" olarak tanımladığı bölgelerdeki gerilim, bölgedeki istikrarı tehdit etmeye devam ediyor.

