Piyasa verileri yükleniyor...
NASA Einstein'ın teorisiyle yeni bir gezegen keşfetti

NASA'nın TESS uzay teleskobu, Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi'ne dayanan kütleçekimsel mikromercekleme yöntemiyle yeni bir ötegezegen keşfetti.

HABERIN DEVAMI

NASA bünyesinde görev yapan TESS uzay teleskobu, kendi tasarım sınırlarının dışına çıkarak büyük bir başarıya imza attı. Teleskop, bugüne kadar kullandığı standart geçiş yöntemini bir kenara bırakıp, ilk kez Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi temelli kütleçekimsel mikromercekleme tekniğini kullanarak yeni bir ötegezegen keşfini resmi olarak doğruladı.

Söz konusu yeni gezegen olan Gaia23bra b, ilk olarak 2023 yılında görevini tamamlayan Gaia uzay teleskobu sayesinde fark edilmişti. Arka planda yer alan bir yıldızın parlaklığında yaşanan ufak artış, gezegenin varlığına yönelik ilk somut işaretleri vermişti. NASA bilim insanları, TESS verilerini farklı bir yaklaşımla yeniden analiz ederek bu benzersiz keşfi onaylamış oldu.

Geleneksel Yöntemler Bu Gezegeni Bulmak İçin Yetersiz Kaldı

TESS teleskobu, normal şartlar altında gezegenleri kendi yıldızlarının önünden geçiş yaparken yarattıkları çok küçük parlaklık düşüşleri üzerinden tespit ediyor. Bu geçiş yöntemi, yıldıza yakın yörüngede dönen büyük gaz devlerini saptamada son derece başarılı olsa da Gaia23bra b gibi sistemlerde yetersiz kalıyor. Jüpiter'in yaklaşık 1,6 katı kütleye sahip olan gezegen, kendi yıldızının etrafında Güneş ile Jüpiter arasındaki mesafeye benzer bir uzaklıkta dolanıyor. Gezegene ev sahipliği yapan sistem ise Güneş'in yüzde 80'i boyutlarında bir turuncu cüce yıldız ve Dünya'ya tam 40 bin ışık yılı uzaklıkta bulunuyor.

TESS teleskobunun mevcut standartlarıyla yaptığı taramalar en fazla 150 ışık yılı mesafe civarında kesin sonuçlar verebiliyor. Bu devasa uzaklık farkı nedeniyle, gezegenin onaylanabilmesi için farklı bir gözlem tekniği kullanılması zorunlu hale geldi. Uydunun uzaya fırlatıldığı ilk dönemde kimse bu kadar uzaktaki gezegenleri tespit edebileceğini öngörmemişti. Ortaya çıkan bu sonuç, geçmiş veri arşivlerinde keşfedilmeyi bekleyen daha birçok gezegenin olabileceğine işaret ediyor.

Einstein'ın 1915 Tarihli Teorisi Keşfe Işık Tuttu

Yeni keşfin merkezinde yer alan kütleçekimsel mikromercekleme yöntemi, Albert Einstein'ın 1915 yılında formüle ettiği Genel Görelilik Teorisi kurallarına dayanıyor. Bu teoriye göre evrendeki dev kütleler uzay-zaman dokusunu büküyor ve yerçekimi doğrudan bu eğriliğin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Uzayda doğrusal ilerleyen ışık, uzay-zaman eğrildiğinde o fiziksel bükülmeyi takip etmek zorunda kalıyor. Böylece Dünya ile uzak bir yıldız arasından geçen herhangi bir gök cismi, arkadaki yıldızın ışığını bükerek o yıldızın kısa bir süreliğine daha parlak görünmesini sağlıyor. Bu kozmik illüzyonun gezegen ölçekli boyutlarına ise mikromercekleme adı veriliyor.

Bugüne kadar doğrulanmış yaklaşık 6 bin ötegezegenin yalnızca yüzde 5'i mikromercekleme tekniğiyle keşfedilirken, gezegenlerin yüzde 75'i geçiş yöntemiyle bulundu. Uzmanlara göre mikromercekleme yöntemi, diğer tekniklerin kaçırabileceği uzak yörüngeli ve yaşanabilir bölgede yer alan potansiyel Dünya benzeri gezegenleri bulmak için hayati bir önem taşıyor. Önümüzdeki ay uzaya gönderilmesi planlanan Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, bu yöntemi merkeze alarak Samanyolu'nun merkez bölgesini tarayacak ve görev süresince binlerce yeni ötegezegen saptayacak.

40 Bin Işık Yılı Uzaklıktaki Bu Sisteme Yolculuk Mümkün Mü?

Mevcut uzay teknolojisi ve öngörülebilir gelecekteki mühendislik imkanlarıyla 40 bin ışık yılı uzaklıktaki bir sisteme gitmek imkansız görünüyor. Ancak evrenin fizik yasaları teorik düzlemde böyle bir yolculuğu tamamen imkansız kılmıyor. Işık hızının yüzde 99,9999'una ulaşabilen bir uzay aracı tasarlanabilirse, özel görelilik kuramının getirdiği zaman genişlemesi sayesinde bu seyahat mürettebat için sadece 57 yıl sürecektir. Fakat Dünya'da kalan gözlemciler için bu süre yine 40 bin yıldan daha uzun olmaya devam eder. Böyle bir hıza erişmek için gereken akıl almaz enerji miktarı günümüz teknolojisinin çok ötesinde olduğundan, bu yıldızlararası yolculuk şimdilik sadece bir fizik teorisi olarak kalıyor.

Bilim ve Teknoloji

Tümü →

Kaynaklar

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...