ABD'nin Tennessee eyaletinde, sosyal medya ve teknoloji endüstrisini derinden sarsabilecek tarihi bir davanın ilk duruşması görüldü. Tennessee Başsavcısı Jonathan Skrmetti tarafından Meta Platforms aleyhine açılan davada, şirketin Instagram platformunu bilinçli bir şekilde gençleri bağımlı hale getirecek algoritmalarla donattığı öne sürüldü. Mahkemeye sunulan belgelere göre, şirketin iç araştırma birimleri uygulamanın gençlerde yeme bozukluğu, depresyon ve öz kıyım gibi ciddi psikolojik sorunlara yol açtığını defalarca raporlamasına rağmen üst yönetim bu uyarıları kâr marjını düşürmemek adına kulak ardı etti.
Gençlerin Ruh Sağlığı Üzerinden Kâr Elde Etme İddiası
Nashville'de başlayan ve yaklaşık yedi hafta sürmesi beklenen yargı sürecinin açılış konuşmalarında eyalet avukatları, Meta'nın iş modelini doğrudan genç kullanıcıların ekran süresini maksimize etmek üzerine kurduğunu belirtti. İddianamede, şirketin genç kullanıcıların zayıf noktalarını sömürdüğü ve uygulamanın tasarımının bilinçli olarak çocukları uygulamada tutmaya odaklandığı ifade ediliyor. Sınırsız kaydırma (infinite scroll), otomatik video oynatma (autoplay) ve sürekli bildirim gönderme gibi özelliklerin, çocukların zihinsel gelişimi üzerindeki yıkıcı etkisinin şirket yöneticileri tarafından yıllardır bilindiği belgelerle ortaya kondu.
Eyalet avukatlarından Tom Cartmell, 2017 yılına ait şirket içi yazışmaları jüriye sunarak ürün yöneticilerinin bu özelliklerin "insan refahıyla temelden çeliştiğini" bildiklerini ve kamuoyunun uyarılması gerektiğine dair notlar düştüklerini açıkladı. Ancak söz konusu uyarının şirket tarafından hiçbir zaman kamuoyuyla paylaşılmadığı, aksine platformun bağımlılık yapıcı özelliklerinin daha da güçlendirildiği savunuldu.

Beyin Kimyasına Müdahale: Dopamin Etkisi ve Bağımlılık
Duruşmada öne çıkan en çarpıcı argümanlardan biri de Instagram'ın tıpkı bir kumar makinesi gibi beynin ödül merkezini hedef alarak dopamin salgılanmasını tetikleyecek biçimde tasarlanmış olmasıydı. Savcılık, akıllı telefonlara gelen her bildirim sesinin genç beyinlerde öngörülemez bir ödül mekanizması yarattığını, bunun da doğrudan teknoloji bağımlılığına yol açtığını vurguladı.
Dava dosyasına giren ek raporlar, Meta'nın kurucusu Mark Zuckerberg'in ve diğer üst düzey yöneticilerin, uygulamanın özellikle genç kızlarda beden algısı bozukluklarına (vücut dismorfisi) neden olduğuna dair uzman görüşlerine rağmen geri adım atmadığını iddia ediyor. Güzellik algısını değiştiren fotoğraf filtreleri gibi özelliklerin, kendi uzmanları tarafından "yıkıcı etkileri olacağı" yönünde raporlanmasına rağmen kullanıma sunulmaya devam etmesi, şirketin etik sınırları ne ölçüde ihlal ettiğinin bir göstergesi olarak mahkemeye sunuldu.
Meta Cephesinden Savunma: "Sorumluluk Paylaşılmalı"
Tüm bu ağır suçlamalar karşısında savunma yapan Meta avukatı Kevin Huff ise, şirketin sosyal medyanın riskleri konusunda her zaman şeffaf davrandığını ileri sürdü. Huff, jüri üyelerine sunulan şirket içi raporların aslında Meta'nın platformdaki sorunları tespit etme ve çözme çabasının bir kanıtı olduğunu iddia etti. Meta yetkilileri, intihar, çocuk istismarı ve bağımlılık gibi geniş çaplı toplumsal sorunların tek sorumlusunun sosyal medya platformları olamayacağını belirterek, "Gençleri çevrimiçi ortamda korumak paylaşılan bir sorumluluktur" savunmasını yaptı.
Şirket, gençler için özel hesaplar oluşturduklarını ve ailelerin ekran süresini kısıtlayabilmesi için ebeveyn denetim araçları geliştirdiklerini sık sık vurguluyor. Ayrıca platformun İletişim Uygunluk Yasası (Bölüm 230) kapsamında kullanıcı paylaşımlarından doğrudan sorumlu tutulamayacağı argümanı da Meta'nın ana savunma stratejilerinden birini oluşturuyor.
Tarihi Karar Yolda: Emsal Teşkil Edecek Bir Süreç
Hakim Russell Perkins başkanlığında yürütülen bu süreç, eyaletin sosyal medya şirketlerine karşı açtığı davalar silsilesinin yalnızca bir parçasını oluşturuyor. Davada jürinin Meta'yı kusurlu bulması durumunda, ikinci bir aşamaya geçilecek ve şirketin Instagram'ın özelliklerinde ne gibi zorunlu değişiklikler yapması gerektiği ile ödenecek mali cezalar belirlenecek.
Daha önce benzer bir davada New Mexico eyaletindeki bir jüri, şirketin kullanıcıları yanılttığına hükmederek Meta'yı 375 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum etmişti. Amerika Birleşik Devletleri genelindeki birçok eyalet yönetimi ve binlerce ailenin benzer gerekçelerle açtığı birleştirilmiş davalar devam ederken, Tennessee mahkemesinden çıkacak olası bir ceza kararının teknoloji dünyasında yeni regülasyonların önünü açması bekleniyor.

