Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), UNICEF, Dünya Gıda Programı (WFP) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından ortaklaşa hazırlanan "Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu 2026" raporu, küresel gıda krizinin güncel bilançosunu gözler önüne serdi. Paylaşılan verilere göre, küresel açlık ile mücadele edenlerin sayısı 2025 yılında üst üste üçüncü kez azalış göstererek, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 14 milyonluk bir düşüşle 644,6 milyona geriledi. Bu gerilemeyle birlikte dünyadaki genel açlık oranı da yüzde 8,1 seviyesinden yüzde 7,8’e düştü.
Küresel iyileşmeye rağmen Afrika'da tablo ağırlaşıyor
Dünya genelinde gözlemlenen bu nispi toparlanma süreci, ne yazık ki Afrika kıtasında karşılık bulmadı. İklim krizleri, bölgesel istikrarsızlıklar ve ekonomik zorlukların gölgesindeki Afrika, kronik açlık verilerinde tarihte ilk kez Asya kıtasını geride bıraktı. 2025 yılı itibarıyla Afrika’da kronik açlık çekenlerin sayısı 309,2 milyona yükselirken, Asya’daki sayı 291,8 milyon düzeyinde kaldı.
Kıtadaki oransal verilere bakıldığında, 2024'te yüzde 20,3 olan açlık oranının 2025'te yüzde 20'ye gerilediği görülüyor. Ancak bu oransal düşüşe rağmen, Afrika'daki yüksek nüfus artış hızı nedeniyle kronik açlıkla mücadele eden bireylerin mutlak sayısı artmaya devam ediyor. 2010 yılında 170,8 milyon kişinin açlıkla mücadele ettiği kıtada, aradan geçen süreçte sorunun giderek daha yapısal bir hale geldiği anlaşılıyor.
Afrika'nın küresel açlıktaki payı endişe verici boyutta
Raporun en çarpıcı tespitlerinden biri de kıtalar arası dengesizliğin ulaştığı boyut oldu. 2010 ile 2025 yılları arasındaki dönem incelendiğinde, Afrika'nın dünyadaki kronik açlık çekenler içindeki payı yüzde 28'den yüzde 48'e fırladı. Aynı dönemde Asya'nın payı ise yüzde 65'ten yüzde 45'e düşerek olumlu bir ivme yakaladı. Uzmanlar, mevcut sosyo-ekonomik eğilimlerin bu şekilde devam etmesi halinde, 2030 yılında dünya genelinde 510 ile 520 milyon kişinin kronik açlıkla karşı karşıya kalacağını ve bu nüfusun yüzde 56'sının doğrudan Afrika'da yaşayacağını öngörüyor.
Dünya genelinde orta veya şiddetli gıda güvensizliği yaşayan kişi sayısı 2,1 milyar olarak hesaplandı. Bu rakam, 2024 yılına göre 86 milyon, 2020 yılına göre ise 135 milyonluk bir iyileşmeye işaret etse de, hali hazırda 778 milyon insanın hala çok şiddetli düzeyde gıda güvensizliğiyle mücadele etmesi krizin ciddiyetini koruduğunu gösteriyor.
Sağlıklı beslenmenin maliyeti karşılanamıyor
Gıda erişimindeki zorlukların temelinde yatan en büyük etkenlerden biri de sağlıklı beslenmenin artan maliyeti. Verilere göre 2025 yılında Afrika’da 1 milyar 31,2 milyon kişi, yani kıta nüfusunun tam yüzde 66,6'sı sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamadı. Bu sayı 2017'de 830,3 milyon iken, 2021'de 935 milyona yükselmişti. Sağlıklı gıdaya erişemeyenlerin oranı Orta Afrika’da yüzde 78,7 gibi çok yüksek bir seviyede seyrederken, Doğu Afrika’da yüzde 76,5 ve Batı Afrika’da yüzde 70,4 olarak kaydedildi. Bu oran Asya'da yüzde 28,9, Latin Amerika ve Karayipler'de ise yüzde 25,7 seviyelerinde bulunuyor.
Satın alma gücü paritesi dikkate alındığında, dünya genelinde sağlıklı beslenmenin günlük ortalama maliyeti 2017’de 2,94 dolar iken, 2025 yılı itibarıyla 4,28 dolara ulaştı. Kıtalar arası gelir adaletsizliğinin en net görüldüğü nokta ise, Afrika’daki günlük ortalama maliyetin 4,35 dolar ile dünya ortalamasının dahi üzerinde seyretmesi oldu. Uluslararası toplumun, özellikle Afrika'daki tarımsal kalkınmayı ve gıda tedarik zincirlerini güçlendirecek acil eylem planlarını devreye sokması, yaklaşan daha büyük insani krizlerin önlenmesi adına hayati önem taşıyor.
