İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı ile Güneydoğu Asya Dostluk ve İşbirliği Antlaşması oturumunda uluslararası kamuoyuna yönelik kritik mesajlar verdi. Tahran yönetiminin bölgesel ve küresel politikalarına dair değerlendirmelerde bulunan Hatibzade, Ortadoğu'daki gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla diplomasi ve diyalog kanallarını açık tutmaya öncelik verdiklerini belirtti.
Hürmüz Boğazı ve Seyir Güvenliği Vurgusu
Toplantıda yaptığı konuşmada küresel enerji koridorlarının güvenliğine dikkat çeken Hatibzade, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen deniz taşımacılığında barışçıl geçiş ilkesine sadık kaldığını ifade etti. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hayati geçiş noktalarından biri olma özelliğini korurken, bölgedeki seyrüsefer güvenliğinin sağlanması hem bölgesel istikrar hem de küresel ekonomi açısından kritik bir önem taşıyor. Hatibzade, Tahran'ın adil diyalog ve gerçek diplomasi anlayışıyla hareket ettiğini dile getirdi.
ABD ve Bölgesel Dengeler
Açıklamalarının devamında bölge dışı aktörlerin Basra Körfezi'ndeki varlığına değinen İranlı diplomat, ABD yönetiminin bölgedeki askeri ve siyasi nüfuz arayışlarına tepki gösterdi. İran'ın hiçbir koşul altında ABD'nin Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinde askeri ya da siyasi hakimiyet kurmasına müsaade etmeyeceğini vurgulayan Hatibzade, bölgesel güvenliğin ancak kıyıdaş ülkelerin iş birliğiyle sağlanabileceği mesajını verdi.
BM Şartı ve Meşru Müdafaa Hakkı
Ulusal güvenlik konusundaki kararlılıklarını yenileyen Hatibzade, İran'ın egemenlik haklarından geri adım atmayacağını kaydetti. Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca her ülkenin meşru müdafaa hakkı bulunduğunu hatırlatan Bakan Yardımcısı, ülkelerine yönelik olası tehditlerin kaynağına karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tüm savunma tedbirlerini alma hakkını saklı tuttuklarını sözlerine ekledi. Resmi makamlarca yapılan bu açıklamalar, bölgedeki diplomatik temasların ve askeri dengelerin yakından takip edildiği bir dönemde geldi.
