İran'da mahkum edilen kadınlarla ilgili tartışmalar, ABD Başkanı Donald Trump'ın sosyal medya üzerinden yaptığı bir açıklama ile yeni bir boyut kazandı. Trump, idam cezasına çarptırıldığını öne sürdüğü 8 İranlı kadının kurtarılmasına yardımcı olduğunu iddia ederken, İran kanadı bu bilgileri "uydurma" olarak nitelendirdi. Uluslararası teyit mekanizmaları ve insan hakları kuruluşları ise bölgedeki bilgi kirliliğini aralamak için verileri mercek altına aldı.
Trump ve İran Arasında "İdam" Polemiği
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde idam edilmek üzere olduklarını iddia ettiği 8 kadının fotoğrafını paylaşarak İranlı yetkililere çağrıda bulunmuştu. Kısa bir süre sonra Truth Social platformunda yeni bir açıklama yapan Trump, sürecin olumlu sonuçlandığını ve kadınların affedildiğini savundu. Trump'ın iddiasına göre kadınlardan 4'ü derhal serbest bırakıldı, diğerleri ise kısa süreli hapis cezasına çarptırıldı.
Buna karşın, İran yargısına yakınlığıyla bilinen Mizan Haber Ajansı, Trump'ın iddialarını sert bir dille yalanladı. Fotoğraftaki kadınların hiçbirine idam cezası verilmediğini belirten ajans, söz konusu paylaşımın ve görselin yapay zeka tarafından üretilmiş olabileceği söylentilerini gündeme taşıdı.
Veriler Ne Söylüyor: Sadece Bir Kadın İdam Kıskacında
Oslo merkezli İran İnsan Hakları (IHR) ve ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri (HRA) tarafından yapılan incelemeler, her iki tarafın açıklamalarında da ciddi bilgi eksiklikleri olduğunu ortaya koydu. Elde edilen güncel verilere göre, fotoğrafta yer alan 8 kadından yalnızca birinin idam cezası aldığı doğrulanabildi.
Bita Hemmati isimli mahkumun, Ocak ayı başında ailesiyle birlikte tutuklandığı ve Tahran Devrim Mahkemesi tarafından idama mahkum edildiği belirtiliyor. Hemmati, protesto eylemleri sırasında "patlayıcı madde kullanmak" ve "kamu görevlilerini yaralamak" gibi ağır suçlamalarla karşı karşıya. Ancak bağımsız kaynaklar, bu mahkumiyetin zorla alınmış itiraflara dayandırılabileceğini ve cezanın henüz nihai olmadığını, temyiz yolunun açık olduğunu ifade ediyor.
Diğer Mahkumların Durumu Belirsizliğini Koruyor
Listedeki diğer 7 kadın hakkında ise bilgiler oldukça sınırlı. Yapılan araştırmalara göre mahkumların birçoğu tutuklandıktan sonra kefaletle serbest bırakıldı veya henüz kesinleşmiş bir cezaları bulunmuyor:
Mahboubeh Shabani: Meşhed'deki Vakilabad Cezaevi'nde tutulduğu biliniyor ancak suçlamaların ciddiyeti henüz teyit edilemedi.
Ghazal Ghalandari ve Ensieh Nejati: Tutuklandıklarına dair raporlar bulunsa da üzerlerinde kesinleşmiş bir idam kararı olduğuna dair veri yok.
Panah Movahedi: 2025 yılındaki protestoların ardından kaybolduğu ve nerede olduğunun bilinmediği aktarılıyor.
İran'da İnfaz Sayılarında Rekor Artış
İran'da bilgiye erişimin kısıtlı olması ve internet sansürü, mahkumların durumunu takip etmeyi zorlaştırıyor. Ancak genel tablo oldukça karanlık. 2025 yılı raporları, İran'da idam edilen kişi sayısının son 35 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını gösteriyor. Sadece 2025 yılında en az 1.639 kişinin idam edildiği raporlanırken, Avrupa Birliği ve uluslararası toplum bu "infaz furyasını" temel insan hakları ihlali olarak değerlendirerek kınamaya devam ediyor.
