Araştırmalara göre her 5 gençten 1'i, problemlerini yapay zekaya anlatıyor. Uzmanlara göre bu durum, gençlerin yaşadığı yalnızlık, anlaşılma ihtiyacı ve güvenli alan arayışının önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
Gençlerin problemlerini aileleri, arkadaşları veya uzmanlarla paylaşmak yerine yapay zekaya yönelmesinin altında yargılanma, eleştirilme ve etiketlenme kaygısı bulunuyor.
Uzmanlar: "Araştırmalar, günümüzde her 5 gençten birinin problemlerini yapay zekaya anlattığını gösteriyor. Bu veri, gençlerin ne kadar büyük bir yalnızlık ve anlaşılma ihtiyacı içinde olduğunun çarpıcı bir göstergesi. Bunun altında yatan temel sebep ise sıfır risk ve steril bir güven alanı arayışıdır" değerlendirmesinde bulunuyor.
Gerçek ilişkilerin doğasında risk bulunduğunu belirten uzmanlar, gençlerin ailelerine veya yakın çevrelerine sorunlarını anlattıklarında "Acaba benim hakkımda ne düşünüyorlar?", "Gözlerinden düşer miyim?" ya da "Zayıf mı görünürüm?" gibi kaygılar yaşayabildiğini ifade ediyor.
Yapay zekanın ise 7 gün 24 saat erişilebilir olması, kullanıcıyı dinlemesi ve sabırlı bir iletişim sunması nedeniyle gençler tarafından daha fazla tercih edildiği belirtiliyor.
Geçici Rahatlama Sağlıyor Ancak Riskler Barındırıyor
Uzmanlara göre yapay zeka, gençlerde kısa süreli bir rahatlama hissi oluşturabiliyor. Ancak bu durumun zamanla izolasyona ve gerçek ilişkilerden uzaklaşmaya yol açabileceği vurgulanıyor.
"İnsanı yaralayan ilişkiler olabileceği gibi insanı iyileştiren de ilişkilerdir. Yapay zeka gençler için bir sığınak olabilir ancak bu durum ilerleyen süreçte gerçek hayattaki problemlerle baş etme becerisini zayıflatabilir" görüşü paylaşılıyor.
Özellikle çatışma yönetimi, reddedilme duygusuyla başa çıkma ve sosyal becerilerin gelişimi açısından gerçek insan ilişkilerinin önemine dikkat çekiliyor.
"Yapay Zeka Terapinin Yerini Alamaz"
Uzmanlar, yapay zekanın empatiyi başarılı şekilde taklit edebildiğini ancak gerçek bir terapi sürecinin yerini alamayacağını belirtiyor.
"Yapay zeka kişilere çoğu zaman duymak istediklerini söylüyor ve konforlu bir alan sunuyor. Oysa profesyonel destek süreçlerinde kişi zaman zaman kendi çelişkileriyle yüzleşmek durumunda kalabiliyor. Bu her zaman kolay ve rahat bir süreç değil" ifadeleri kullanılıyor.
Yapay zekanın bir algoritma olarak kullanıcıyı çoğu zaman haklılık çerçevesinde değerlendirdiği, bunun da bireyin kendini geliştirmesini sınırlayabileceği belirtiliyor.
Sosyal Çekilme ve Yalnızlaşma Riski
Yapay zekayla kurulan ilişkinin çoğu zaman pürüzsüz, zahmetsiz ve çatışmasız olduğuna dikkat çekiliyor.
"Algoritma söz kesmiyor, küsmüyor, sırtını dönmüyor ve farklı fikirler öne sürmüyor. Bu nedenle gençler yapay zekaya yöneldikçe gerçek sosyal ilişkilerinde uzaklaşma yaşayabiliyor" değerlendirmesi yapılıyor.
Uzmanlar, sürekli kusursuz iletişime alışan gençlerin gerçek hayatta yaşanan en küçük anlaşmazlıklarda bile zorlanabileceğini, bunun da yalnızlaşma, sosyal kaygı ve derin bağlar kurmakta güçlük çekme gibi sonuçlara yol açabileceğini ifade ediyor.
"Yasaklamak Yerine Nedenini Anlamaya Çalışın"
Uzmanlar, gençlerin yapay zekaya yönelmesini yasaklarla çözmeye çalışmanın doğru bir yaklaşım olmadığını belirtiyor.
"Bir çocuğun ya da öğrencinin dertlerini yapay zekaya anlattığını gören yetişkinler, öfke ya da panikle hareket etmek yerine bunun nedenlerini anlamaya çalışmalıdır. Kişiyi suçlamak yerine neden bu alanı tercih ettiğini anlamak gerekir" görüşü paylaşılıyor.
Gençlere yaklaşırken sorgulamadan, yargılamadan ve anlamaya çalışarak iletişim kurulmasının önemine vurgu yapılırken, gerçek dünyada gençlere daha sabırlı, daha şefkatli ve daha yargısız bir yaklaşım sunulması gerektiği ifade ediliyor.
