Fransa’nın simge lezzetlerinden biri olan ve ördek veya kaz ciğerinin özel yöntemlerle yağlandırılmasıyla elde edilen "foie gras", Çin’de bir prestij ürünü olmaktan çıkıp halkın ulaşabileceği popüler bir gıda haline geldi. Çinli çiftçiler, ölçek ekonomisi ve yoğun çalışma disipliniyle üretim kapasitelerini son on yılda yaklaşık yedi kat artırarak yıllık 14 bin tona ulaştırdı. Bu rakam, sektörün öncü ülkesi Fransa’nın üretimiyle neredeyse kafa kafaya geldi.
Fransa’dan Rakibine Yakın Takip
Fransa merkezli foie gras endüstrisi grubu CIFOG, Çin’in bu denli hızlı büyümesini "endişe verici" olarak nitelendiriyor. Fransız üreticiler, ürünlerinin kalitesine ve bölgesel (örneğin "Sud-Ouest" etiketi gibi) garantilerine güvendiklerini belirtirken, Çin’in özellikle Güneydoğu Asya ve Orta Doğu gibi gelişmekte olan pazarlarda güçlü bir rakip haline geleceği öngörülüyor. Çinli üreticiler ise Avrupa pazarına giriş yapmak için yasal süreçleri ve gümrük kurallarını aşmak adına hummalı bir çalışma yürütüyor.
Maliyet ve Üretim Avantajı
Çinli çiftçilerin başarısının arkasında, devletin sağladığı altyapı ve aşı desteği gibi cömert sübvansiyonlar ile çok daha düşük işçilik maliyetleri yer alıyor. Üretim sürecinde uygulanan yoğun besleme programları sayesinde Çinli üreticiler, Fransız mevkidaşlarına göre çok daha büyük ciğerler elde edebiliyor. Hatta bazı Çinli üreticiler, bu yoğun süreci daha verimli kılmak adına robotik çözümler üzerinde çalışmalar yürütüyor.
Etik Tartışmalar ve Pazarın Geleceği
Özellikle Batılı ülkelerde hayvan refahı tartışmalarının odağında yer alan zorla besleme yöntemi, Çin pazarında ise büyük bir engel olarak görülmüyor. Çinli üreticiler, dünyada artan foie gras talebinin etik tartışmaların önüne geçtiğini savunuyor. Sektördeki bazı kaynaklar, Çin’deki sıkı gümrük prosedürlerini aşmak isteyen bazı grupların ürünlerini farklı şekillerde yurt dışına gönderdiğine dair iddiaları da gündeme getiriyor. Küresel mutfakların yeni rekabet alanı haline gelen foie gras piyasasında, önümüzdeki yıllarda üretim kapasitesinden ziyade, gıda güvenliği ve ihracat standartlarının belirleyici olması bekleniyor.

