ABD merkezli Michigan Üniversitesi bilim insanları tarafından gerçekleştirilen ve Science Advances dergisinde yayımlanan araştırma, dünya genelindeki uyku düzenini kapsamlı bir şekilde analiz etti. Toplumların yatağa giriş ve uyanış saatlerini inceleyen bu çalışma, uyku kalitesinin sadece bireysel tercihlerle değil; kültürel normlar, sosyal yaşam ve gün ışığı döngüsü gibi çevresel etkenlerle doğrudan bağlantılı olduğunu gösterdi.
Araştırmacılar, modern yaşamın getirdiği yoğun temponun biyolojik ritimle sık sık çatıştığına dikkat çekiyor. Uzmanlar, toplumların insanları geç saatlere kadar uyanık kalmaya zorladığını, ancak biyolojik saatin erken uyanma eğiliminde olduğunu belirterek bu çelişkinin uyku kalitesini etkilediğini vurguluyor.
Ülkelere Göre Uyku Haritası ve Farklılıklar
Yapılan analizlerde Avrupa ülkelerinin genel olarak daha erken saatlerde uykuya geçiş yaptığı ve dinlenme sürelerinin daha verimli olduğu gözlemlendi. Verilere göre Polonya ve Çekya, dünya genelinde en geç saatlerde uyuyan ülkeler arasında öne çıkıyor. Polonya’da ortalama uykuya geçiş saati 00.55 iken, Çekya’da bu saat 23.58 civarında kaydediliyor. Her iki ülkede de sabah uyanma saati ortalama 07.25 olarak tespit edildi.
Türkiye'nin Uyku Karnesi ve Dünya Sıralaması
Türkiye’deki uyku düzeni üzerine yapılan incelemeler, vatandaşların ortalama yatağa giriş saatinin 00.59, uyanma saatinin ise 08.02 olduğunu gösteriyor. Bu verilere göre Türkiye'de toplam ortalama uyku süresi 395 dakika olarak hesaplandı. Bu süre, Türkiye'nin küresel ölçekte orta grupta yer aldığını ve dünya ortalamasına oldukça yakın bir uyku düzenine sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmanın sonuçlarına göre dünyanın en uzun süre uyuyan ülkesi 447 dakika ile Yeni Zelanda oldu. Listede Yeni Zelanda'yı; Avustralya, İsveç, Danimarka ve Kanada gibi ülkeler takip etti. Listenin diğer ucunda ise kısa uyku süreleriyle dikkat çeken Asya ve Orta Doğu ülkeleri yer alıyor. 352 dakikalık süre ile Japonya en az uyuyan ülke olurken; Suudi Arabistan, Filipinler, Tayvan ve Hong Kong da listenin son sıralarında yer aldı.
Uzmanlar, bu verilerin ülkeler arasındaki yaşam tarzı farklarını ve gün ışığından yararlanma biçimlerini anlamak adına önemli bir veri kaynağı olduğunu belirtiyor.

