Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya genelinde tüketilen güvensiz gıdaların insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dair kapsamlı bir rapor yayımladı. Rapora göre, kirlenmiş veya uygunsuz koşullarda hazırlanan yiyecekler yüzünden her yıl 860 milyondan fazla kişi hastalanıyor ve yaklaşık 1,5 milyon insan hayatını kaybediyor.
Gıda Güvenliği Küresel Bir Halk Sağlığı Sorunu
DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, gıda güvenliğinin sadece soyut bir kavram olmadığını, aksine her ailenin günlük yaşantısına doğrudan temas eden kritik bir mesele olduğunu ifade etti. Ghebreyesus, güvensiz gıdaların bugüne kadar her zaman büyük bir halk sağlığı sorunu teşkil ettiğini ancak insanlığa ve küresel ekonomiye maliyetinin ilk kez bu kadar net bir tabloyla ortaya konduğunu vurguladı. Yayımlanan verilere göre, gıda kaynaklı hastalıklar yalnızca 2021 yılında yaklaşık 310 milyar dolarlık ciddi bir verimlilik kaybına neden oldu.
İklim Değişikliği ve Gıda Kaynaklı Riskler Artıyor
Örgüt uzmanları, bu hastalık ve ölümlerin büyük bir bölümünün su, sanitasyon ve hijyen koşullarının iyileştirilmesiyle önlenebileceğini belirtiyor. Pastörizasyon gibi temel gıda güvenliği uygulamalarının yaygınlaştırılması ve kırılgan grupların sağlık hizmetlerine erişiminin artırılması hayati önem taşıyor. Öte yandan, iklim değişikliğinin gıda güvenliği üzerinde olumsuz etkiler yaratması bekleniyor. Artan hava ve su sıcaklıkları, değişen yağış rejimleri ve aşırı hava olaylarının, mevcut enfeksiyon risklerini artıracağı öngörülüyor.
Beş Yaş Altı Çocuklar En Büyük Risk Grubunda
Rapordaki en dikkat çekici verilerden biri de çocukların durumu oldu. Daha büyük çocuklar ve yetişkinlere kıyasla üç kat daha fazla risk altında olan beş yaş altı çocuklar, güvensiz gıdalara karşı özellikle savunmasız durumda bulunuyor. Küresel nüfusun yalnızca yüzde 9'unu oluştursalar da, gıda kaynaklı rahatsızlıkların yaklaşık üçte biri bu yaş grubunda görülüyor. Sadece 2021 yılında, güvensiz gıdayla bağlantılı toplam sağlık yükünün yüzde 29'u ve 143 bin ölüm bu yaş grubunda kaydedildi. Gıda yoluyla kimyasal maddelere maruz kalmak, çocuklarda kalıcı nörolojik ve gelişimsel hasarlara da yol açabiliyor.
Düşük Gelirli Ülkelerde Tablo Çok Daha Ağır
Gıda sistemlerindeki küresel eşitsizlikler, düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşayan toplulukların en ağır sağlık yükünü taşımasına neden oluyor. Özellikle Afrika ve Güneydoğu Asya bölgeleri, dünyadaki tüm gıda kaynaklı hastalıkların neredeyse dörtte üçünden ve ölümlerin yüzde 60'ından sorumlu tutuluyor. Bu durum, küresel sağlık politikalarının dezavantajlı bölgelere odaklanması gerektiğini gösteriyor.
Yaygın Görülen Gıda Kaynaklı Hastalıklar
Vücuda kontamine gıdalarla giren bakteri, virüs, parazit ya da kimyasal maddelerin neden olduğu rahatsızlıkların başında çeşitli bakteriyel enfeksiyonlar geliyor. Uzmanlar, özellikle çiğ veya az pişmiş kümes hayvanları, pastörize edilmemiş süt ve kirli suyla bağlantılı kampilobakteryoz ile salmonelloz gibi rahatsızlıklara karşı uyarıda bulunuyor. Ayrıca çiğ yeşil yapraklı sebzeler ve pastörize edilmemiş meyve sularının tüketimiyle ilişkilendirilen STEC enfeksiyonu ile sağlık sonuçları ağır seyredebilen listeryoz da en sık karşılaşılan tehlikeler arasında yer alıyor. Hükümetlerin ve uluslararası kurumların bu veriler ışığında gıda denetim mekanizmalarını acilen güçlendirmesi bekleniyor.

