Uzmanlar, yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava dalgalarının özellikle kalp ve damar hastalıkları bulunan kişiler için ciddi sağlık riskleri oluşturabileceği konusunda uyarıyor.
Hava sıcaklığının 30 derecenin üzerine çıkmasıyla birlikte kalbin iş yükünün arttığı belirtiliyor. Vücut, sıcaklık dengesini koruyabilmek için daha fazla kan pompalamak zorunda kalırken, damarların genişlemesi de kalbin daha yoğun çalışmasına neden oluyor. Bu durumun özellikle risk grubundaki kişilerde kalp krizi vakalarında artışa yol açabileceği ifade ediliyor.
Sıvı Kaybına Karşı Önlem Şart
Uzmanlara göre sıcak havalarda terleme nedeniyle vücut önemli miktarda sıvı ve mineral kaybediyor. Bu nedenle gün boyunca yeterli miktarda su tüketmek büyük önem taşıyor. Herhangi bir sağlık engeli bulunmayan kişilerin günlük sıvı alımını artırması, suyun yanı sıra elektrolit dengesini destekleyen içecekleri tercih etmesi öneriliyor.
Şekerli ve gazlı içeceklerin yanı sıra aşırı çay ve kahve tüketiminin sıvı ihtiyacını karşılamak için yeterli olmadığı, temel içecek olarak suyun tercih edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Ağır Yemekler ve Zorlayıcı Egzersizlerden Kaçınılmalı
Sıcak havalarda ağır ve yağlı yemeklerin kalbin yükünü artırabileceği belirtilirken, özellikle öğle saatlerinde yoğun fiziksel aktivitelerden uzak durulması tavsiye ediliyor. Uzmanlar, güneş ışınlarının en dik geldiği saatlerde mümkün olduğunca kapalı ve serin ortamlarda bulunmanın önemine dikkat çekiyor.
Ani Sıcaklık Değişimleri Kalbi Zorlayabilir
Uzmanlar ayrıca aşırı sıcak bir ortamdan aniden çok soğuk bir ortama geçmenin veya terliyken soğuk suya girmenin kalp ritminde düzensizliklere neden olabileceğini belirtiyor. Klima kullanımında aşırı düşük sıcaklıklardan kaçınılması ve ortam değişikliklerinde vücudun sıcaklık farkına uyum sağlamasına fırsat verilmesi öneriliyor.
Özellikle kronik kalp ve damar hastalığı bulunan kişilerin yaz aylarında sıvı tüketimine, beslenme düzenine ve sıcak saatlerdeki aktivitelerine ekstra özen göstermesi gerektiği ifade ediliyor.
