Piyasa verileri yükleniyor...
Bolu'da mısır koçanları sıfır atık projesiyle yöresel bebeklere dönüşüyor

Bolu'da yaşayan 62 yaşındaki Zekiye Gürsoy, mısır koçanlarını işleyerek Mudurnu, Göynük ve Dörtdivan yörelerine ait geleneksel kıyafetleri taşıyan bebekler üretiyor. Sıfır atık prensibiyle çalışan Gürsoy, doğada yok olup gidecek malzemeleri hem birer sanat eserine dönüştürüyor hem de unutulmaya yüz tutan kültürel mirası geleceğe taşıyor.

HABERIN DEVAMI

Bolu'da ikamet eden 62 yaşındaki Zekiye Gürsoy, sıfır atık felsefesini el sanatlarıyla buluşturarak dikkat çeken bir çalışmaya imza atıyor. Mısır koçanlarını büyük bir özenle işleyen Gürsoy, Mudurnu, Göynük ve Dörtdivan ilçelerinin zengin kültürel geçmişini yansıtan yöresel kıyafetli bebekler tasarlıyor. Geleneksel değerleri yaşatmak amacıyla yola çıkan yetenekli kadın, doğadan elde ettiği malzemelerle ortaya koyduğu eserler sayesinde hem yöre kültürünü tanıtıyor hem de çevre bilincine katkı sağlıyor.

Eğitimle başlayan ve sanata dönüşen yolculuk

Beşkavaklar Mahallesi'nde yaşamını sürdüren Gürsoy'un el sanatlarına olan ilgisi, yıllar önce belediye tarafından açılan kurslarda aldığı üç boyutlu rölyef ve ahşap boyama eğitimleriyle başladı. Sanata olan yatkınlığını zamanla geliştiren Gürsoy, sosyal medyada gördüğü mısır koçanından bebek yapımı fikrine odaklandı. Bu alanda kendini daha da geliştirmek isteyen Gürsoy, Bolu Halk Eğitimi Merkezi'nde düzenlenen özel kurslara katılarak mısır koçanının işlenmesi, kurutulması ve şekillendirilmesi konularında uzmanlaştı. Evinin bir odasını adeta bir sanat atölyesine çeviren Gürsoy, doğal dokusunu koruduğu koçanları kumaş boyalarıyla renklendirip tek tek şekillendirerek tamamen özgün tasarımlar ortaya çıkarıyor.

Yöresel kıyafetlerin mısır bebeklerle buluşması

Bolu'nun tarihi ilçeleri Mudurnu, Göynük ve Dörtdivan'ın geleneksel kıyafet kültüründen ilham alan Gürsoy, bu yörelere özgü detayları bebeklerine titizlikle işliyor. Sadece yöresel bebekler yapmakla kalmayan sanatçı; nilüfer çiçeği, kapı süsü, çiçek aranjmanları ve çeşitli dekoratif objeler de üreterek ürün yelpazesini genişletiyor. Eserlerinin her birinde hayal gücü ile yöresel kültürü buluşturmaya özen gösterdiğini belirten Gürsoy, kıyafetlerin süslemelerini ve ayrıntılarını tamamen kendi imkanlarıyla evinde hazırlıyor. Her bebeğin farklı bir hikayesi ve karakteri olmasını amaçlayan Gürsoy, bu sayede unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını yeni nesillere aktarmayı hedefliyor.

Sıfır atık prensibiyle büyük bir emek ve sabır

Bir mısır bebeğin tamamlanması ortalama üç gün sürüyor. Her bir ürünün büyük bir sabır ve ince bir işçilik gerektirdiğini vurgulayan Gürsoy, koçanları tek tek boyayıp kuruttuktan sonra kat kat şekillendirerek son haline getiriyor. Üretim sürecinde kullanılan malzemelerin temini konusunda da büyük bir çaba harcayan Gürsoy, çevreden topladığı mısır koçanlarını kurutup biriktiriyor. Kurs dönemlerinde bu malzemeleri diğer kursiyerlerle de paylaşarak dayanışma örneği sergileyen Gürsoy, çalışmalarında tamamen sıfır atık malzemeler kullanmaya özen gösteriyor.

Hem kültürel miras hem de yeni bir yaşam enerjisi

Doğada atık olarak görülen sıradan bir malzemeyi estetik bir değere dönüştürmek, Gürsoy'a büyük bir mutluluk ve yaşam enerjisi veriyor. İnsanların daha önce pek fazla karşılaşmadığı, özgün ürünler ortaya koymanın gururunu yaşayan sanatçı, başlangıçta sadece bir hobi olarak gördüğü bu uğraşı zamanla bir gelir kaynağına dönüştürmeyi başardı. Sipariş üzerine çalışmaktan keyif alan Gürsoy, ürettiği el emeği göz nuru eserlerin insanların evlerini süslemesinden ve sevdiklerine hediye olarak tercih edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. Bolu'nun kültürel zenginliğini yansıtan bu özel sanat eserleri, hem sanatseverlerin hem de geleneksel motiflere ilgi duyanların büyük beğenisini toplamaya devam ediyor.

Kültür ve Sanat

Tümü →

Kaynaklar

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...