Son yıllarda giderek daha fazla Amerikalı, yaşamını Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine taşımayı tercih ediyor. Geleneksel olarak Fransa, İtalya, İspanya ve Portekiz gibi ülkeler öne çıkarken, artık Polonya, Romanya, Bulgaristan ve Estonya gibi alternatif destinasyonlara olan ilgi artıyor.
Uzmanlara göre bu değişimde yaşam maliyetleri, daha sakin yaşam tarzı ve esnek göçmenlik politikaları önemli rol oynuyor.
Kişisel hikâyeler göç trendini yansıtıyor
New York’ta yaşayan Antoni Scarano’nun hikâyesi, bu eğilimin dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Çocukken ABD’ye evlatlık verilen Scarano, yıllar sonra biyolojik ailesiyle yeniden bağlantı kurdu ve ülkesine ziyaretler gerçekleştirdi.
Bu ziyaretlerin ardından eşi Samantha Attaguile ile birlikte 2024 yılında Transilvanya bölgesinde, Sibiu yakınlarında küçük bir köye taşındı. Çift, burada daha sakin ve topluluk odaklı bir yaşam sürmeye başladı.
Scarano, ABD’de haftada 60 ila 90 saat arasında değişen yoğun çalışma temposuna kıyasla, yeni yaşamlarının daha dengeli olduğunu ifade ediyor.
Yaşam kalitesi ve maliyet avantajı öne çıkıyor
Araştırmalar, Amerikalıların yurt dışına taşınma isteğinin arttığını gösteriyor. 2025 yılında yapılan bir ankete göre, her beş Amerikalıdan biri fırsat bulması halinde başka bir ülkeye yerleşmek istiyor.
Bu tercihte öne çıkan başlıca nedenler arasında:
Daha düşük yaşam maliyetleri
Güvenlik
Daha yavaş ve dengeli yaşam temposu
Topluluk bağlarının güçlü olması
yer alıyor.
Doğu Avrupa ülkelerine ilgi hızla yükseliyor
Göç alanında faaliyet gösteren uzmanlar, son dönemde özellikle Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yönelik başvurularda belirgin bir artış yaşandığını belirtiyor. Daha önce ayda birkaç başvuru alınırken, bu sayının haftalık olarak önemli ölçüde yükseldiği ifade ediliyor.
Özellikle Macaristan, Slovakya ve Arnavutluk gibi ülkeler de alternatif seçenekler arasında öne çıkıyor.
Vatandaşlık ve teşvikler etkili oluyor
Uzmanlara göre bazı Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri, atalara dayalı vatandaşlık başvurularında esnek kurallar sunuyor. Bu kapsamda aile kökenine dayalı başvuruların daha kolay kabul edilmesi, Amerikalıların bu ülkelere yönelmesinde etkili oluyor.
Ayrıca vergi avantajları ve daha erişilebilir oturma izinleri de bu bölgeleri cazip hale getiriyor.
Yeni göç dalgası şekilleniyor
Avrupa’da popüler destinasyonların göçmenlik kurallarını sıkılaştırmasıyla birlikte, Amerikalıların daha az bilinen ülkelere yöneldiği görülüyor. Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri, sundukları yaşam koşulları ve fırsatlarla yeni bir göç dalgasının merkezi haline geliyor.
Bu eğilim, önümüzdeki dönemde uluslararası göç haritasında önemli değişimlere işaret ediyor.

