Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD ve İran arasında giderek tırmanan gerilime dair kritik değerlendirmelerde bulundu. Kallas, iki ülke arasında yaşanan karşılıklı askeri saldırıların, bölgedeki sorunları sona erdirmeyi amaçlayan zorlu müzakere sürecini daha da karmaşık bir hale getirdiğini ifade etti. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin küresel enerji arzını ve uluslararası ticaret yollarının güvenliğini doğrudan tehdit ettiği belirtildi.
Hürmüz Boğazı'nda Tırmanan Askeri Gerilim
Kallas'ın açıklamaları, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) bölgedeki son askeri hamlelerinin hemen ardından geldi. CENTCOM, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan ticari gemilere yönelik gerçekleştirdiği eylemlere misilleme olarak, boğaz çevresinde yer alan 80'den fazla askeri hedefi vurmuştu. Bu gelişme, dünyanın en kritik enerji ticaret yollarından biri olan bölgede güvenlik endişelerini zirveye taşıdı.
Tahran yönetiminin daha önce yapılan mutabakatlar çerçevesinde Hürmüz Boğazı'nı yeniden güvenli ulaşıma açmayı taahhüt ettiğini hatırlatan Kallas, son dönemde sivil ve ticari gemilere yönelik eylemlerin bu taahhüdü açıkça ihlal ettiğini vurguladı. Küresel enerji arzının yeniden istikrara kavuşmasının tehlikeye atıldığını belirten üst düzey yetkili, uluslararası sularda seyrüsefer serbestisinin hiçbir gerekçeyle engellenmemesi gerektiği konusunda uyardı.
"Bahreyn ve Kuveyt'e Yönelik Saldırılar Kabul Edilemez"
Bölgesel istikrarın korunmasının önemine değinen Kaja Kallas, İran'ın sadece ticari gemilere değil, aynı zamanda komşu ülkelere yönelik tutumunu da eleştirdi. İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarının hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu belirten Kallas, bu tür eylemlerin mevcut krizin diplomatik yollarla çözülmesinin önünde büyük bir engel teşkil ettiğine dikkat çekti.
Ortadoğu ve Körfez bölgesindeki güvenlik dinamikleri açısından kritik bir eşikten geçilirken, Avrupa Birliği sürece daha aktif bir şekilde dahil olmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda, AB Dışişleri Bakanları'nın 13 Temmuz tarihinde Körfez ülkelerindeki mevkidaşlarıyla özel bir toplantıda bir araya geleceği açıklandı. Toplantının ana gündem maddelerini, mevcut anlaşmaların uygulanmasına verilecek destek ile hem Hürmüz Boğazı hem de Kızıldeniz'de seyrüsefer serbestisinin uzun vadeli olarak nasıl korunabileceği oluşturacak.
Avrupa Birliği'nden Kesin Diplomatik Çözüm Çağrısı
Bölgedeki çatışmaların durdurulması ve kalıcı istikrarın sağlanması adına Avrupa Birliği Komisyonu cephesinden de net mesajlar verildi. AB Komisyonu Dış İlişkiler Sözcüsü Anouar el Anouni, başkent Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında konuyu değerlendirdi.
Sürdürülebilir ve kalıcı bir çözümün ancak ve yalnızca diplomasi yoluyla inşa edilebileceğini vurgulayan el Anouni, tüm taraflara itidal çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) ilgili 2817 sayılı kararına acilen uyulması gerektiğini belirten Sözcü, süren diplomatik müzakere sürecini tehlikeye atacak her türlü eylemden kaçınılmasının tüm uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.
