Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin savunma sanayisi alanında ulaştığı kapasiteyi ve NATO ittifakındaki stratejik rolünü vurgulayan önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin küresel güvenlik mimarisindeki artan etkisine işaret eden Erdoğan, Avrupa'nın en büyük kara ordusuna sahip ülkesi olarak ittifakın ihtiyaç duyduğu her aşamada sorumluluk almaya hazır olduklarını belirtti. Savunma harcamalarından yerli sistemlere kadar birçok kritik alanda hedefleri duyuran Cumhurbaşkanı, müttefik ülkelere de işbirliği ve güvenlik mesajları verdi.
Savunma Harcamalarında Hedef Yüzde 3,5
Türkiye'nin savunma yatırımlarına ivme kazandırmaya devam edeceğini belirten Erdoğan, 2030 yılından önce savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranını yüzde 3,5 düzeyine yükseltmek için gerekli tedbirlerin alındığını ifade etti. Türkiye'nin asıl başarısının savunma sanayisindeki tarihi atılım olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, üretim ve ihracat kapasitesi bakımından ülkenin dünyada ilk 10 içerisine girmeyi başardığını kaydetti.
Çelik Kubbe Projesi'ne 24 Milyar Dolarlık Bütçe
NATO ittifakı içinde eksikliği en çok hissedilen alanların başında hava ve füze savunma sistemlerinin geldiğini hatırlatan Erdoğan, bu alandaki ulusal güvenlik adımlarını duyurdu. Türkiye'nin çok katmanlı milli hava savunma sistemi olan Çelik Kubbe projesine 24 milyar dolarlık ilave bütçe ayrıldığını açıklayan Erdoğan, yerli ve milli savunma kapasitesinin müttefiklerin de güvenliğine doğrudan katkı sağlayacağının altını çizdi. Ayrıca Türkiye'yi hedef alan füzelere karşı ittifak unsurları tarafından sağlanan desteklerden ötürü ABD, İspanya, Almanya ve İtalya'ya teşekkürlerini iletti.
Müttefikler Arası Kısıtlamalar Kaldırılmalı
İttifakın gelecekteki güvenlik mimarisi olan "NATO 3.0" hedeflerine ulaşılması için müttefikler arasında süregelen savunma sanayisi kısıtlamalarının ve ambargoların artık son bulması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, Avrupa'nın güvenliği konusunda uyarılarda bulundu. Avrupa kıtasının savunmasında daha büyük sorumluluklar üstlenilirken, transatlantik ilişkileri zayıflatacak adımlardan kaçınılması gerektiğini belirten Erdoğan, Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefiklerin savunma işbirliği modellerinden dışlanmasının Avrupa içinde suni bölünmelere yol açacağını açıkça ifade etti.
Hürmüz Boğazı İçin Güvenlik Katkısı
Sadece bölgesel değil, küresel güvenlik krizlerinde de aktif rol oynamaya devam eden Türkiye, deniz ticaret yollarının güvenliği için de elini taşın altına koyuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel enerji tedariki ve uluslararası ticaret açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi süreci için Türkiye'nin gerekli desteği vermeye hazır olduğunu sözlerine ekledi.

