ABD'de Başkan Donald Trump’ın ocak 2025'te göreve dönmesinden bu yana yürüttüğü "sert göçmenlik ve kitlesel sınır dışı" ajandası, ülkenin en yüksek yargı organı tarafından desteklenmeye devam ediyor. 6'ya 3 oranındaki muhafazakâr çoğunluk, Başkan Trump'ın hem yasal hem de yasadışı göçü hedef alan düzenlemelerine çoğu vakada yeşil ışık yaktı. Liberal kanattaki 3 yargıcın ise bu politikalara şiddetle karşı çıktığı gözlemleniyor.
Geçici Koruma Statüsü ve Sınır Uygulamalarında Değişim
Mahkeme, bu hafta ideolojik çizgilerle belirlenen üç önemli karara imza attı. Perşembe günü açıklanan 6-3'lük kararla, yüz binlerce Haitili ve Suriyeli göçmenin faydalandığı "Geçici Koruma Statüsü" (TPS) sona erdirildi. Bu statü, savaş veya doğal afet nedeniyle ülkelerine dönmeleri güvenli olmayan göçmenlere ABD’de çalışma ve yaşama hakkı tanıyordu. Kararın ardından göçmenlerin sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalması veya ülkelerine geri gönderilmeleri gündeme geldi.
Bir diğer önemli kararda ise ABD-Meksika sınırındaki sığınmacıların ülkeye girişlerinin engellenmesine yönelik "ölçümleme" (metering) politikasının önü açıldı. Yetkililer, sınır kapasitesinin aşılması durumunda sığınmacıları fiziksel olarak geri çevirme yetkisine sahip oldu. Ayrıca, "yeşil kart" sahibi olan yasal oturum iznine sahip bireylerin, kısa süreli yurt dışı seyahatlerinin ardından ülkeye girişlerinde uygulanan güvenlik kriterleri de mahkeme kararıyla esnetildi.
"Anayasal İddialar" ve Tartışmalı Süreçler
Hukuk uzmanları ve göçmen hakları savunucuları, mahkemenin bu tutumunun Trump yönetiminin kitlesel sınır dışı ajandasını "bir onay mekanizması" gibi desteklediğini savunuyor. Özellikle "gölge gündem" (shadow docket) olarak adlandırılan süreç üzerinden, detaylı duruşmalar yapılmadan verilen bu kararların kalıcı etkilerinden endişe ediliyor.
Buna karşın, İç Güvenlik Bakanlığı yetkilileri kararları "hukukun üstünlüğü ve sağduyunun zaferi" olarak nitelendiriyor. Bakanlık, TPS'nin başlangıçta da belirtildiği üzere "geçici" bir çözüm olduğunu ve bu kararların sınır güvenliğini sağlamak için gerekli araçları sunduğunu ifade ediyor.
Vatandaşlık Hakkı Davasında Gözler Yargıda
Yüksek Mahkeme'nin önündeki en kritik konulardan biri ise "doğumla vatandaşlık" hakkına yönelik yürütme emri. Trump yönetimi, anne ve babası ABD vatandaşı ya da yasal oturum izni sahibi olmayan çocuklara verilen vatandaşlık hakkını kaldırmayı hedefliyor. Anayasa'nın 14. Değişikliği kapsamında garanti altına alınan bu hakka karşı atılan adım, alt mahkemeler tarafından Anayasa ile çelişkili bulunmuştu. Mahkemenin, söz konusu davada yakın zamanda nihai kararını açıklaması bekleniyor.
