İsrail'in Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, planladığı ABD ziyareti öncesinde vize almakta ciddi zorluklarla karşılaştı. Yerel basına yansıyan bilgilere göre, bir iş adamının kızının düğününe katılmak ve çeşitli diplomatik temaslarda bulunmak üzere ABD Büyükelçiliği'ne başvuran Ben-Gvir, ummadığı bir karşılık aldı. ABD makamlarının, diplomatik pasaport sahibi olan bir bakandan parmak izi vermesini talep etmesi, İsrail kamuoyunda "alışılmadık bir prosedür" olarak değerlendirildi.
Seyahatin İptaline Giden Süreç
Ben-Gvir'in ofisinden yapılan açıklamada, ABD Büyükelçiliği tarafından vize işlemleri için parmak izi şartı koşulduğu doğrulandı. Ancak söz konusu talebin ardından Itamar Ben-Gvir, seyahatini gerçekleştirme kararından vazgeçti. İsrailli bakanların diplomatik vize alma konusundaki yasal hakları saklı tutulsa da, bu vakada ABD'nin kişiye özel yürüttüğü süreç dikkat çekti. Ben-Gvir'in vize süreciyle ilgili detayların netleşmemesi üzerine, ziyaret planı bütünüyle rafa kaldırıldı.
Finansman Tartışması Krizin Bir Diğer Ayağı
Bakanın seyahatiyle ilgili ortaya çıkan tek engel vize prosedürleri olmadı. İsrail basınındaki haberlere göre, ziyaretin masraflarının bir iş adamı tarafından karşılanacak olması İsrail içerisinde etik tartışmaları beraberinde getirdi. İsrail Kamu Denetçisi başkanlığındaki komite, söz konusu finansman modeline itiraz ederek çıkar çatışması riski taşıdığını vurguladı.
İsrail'deki yasal düzenlemeler uyarınca, bakanların özel kaynaklarla finanse edilen yurt dışı ziyaretleri; kamu görevinin kötüye kullanılması, etik kurallara aykırılık ve çıkar çatışması gibi kriterler üzerinden sıkı denetime tabi tutuluyor. Komitenin olumsuz görüşü ve vize krizinin birleşmesiyle birlikte, Itamar Ben-Gvir seyahat masraflarının karşılanmasına yönelik talebini geri çekmek durumunda kaldı.

