Küresel ekonomik dalgalanmalar ve bölgesel gerilimlerin ortasında Türkiye, katılım finans modelleriyle yabancı yatırımcılar için güvenli bir liman olma özelliğini sürdürüyor. İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen Katılım Finans Zirvesi'nde konuşan Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben, sektörün büyüme vizyonuna ve uluslararası yatırım iştahına dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
TÜRKİYE İÇİN FIRSAT KAPISI
Katılım finans sisteminin sadece bankacılıkla sınırlı kalmadığını belirten Mehmet Ali Akben, aktif büyüklükte bankacılık payının yüzde 10 seviyelerinde olduğunu, ancak faizsiz enstrümanların bütününe bakıldığında çok daha geniş bir etki alanına ulaşıldığını ifade etti. Akben, borsada işlem gören katılım endeksine uygun hisse senetleri, sukuk (kira sertifikası) ihracı ve portföy yönetim şirketlerinin yönettiği faizsiz fonların, Türkiye ekonomisi için büyük bir fırsat kapısı araladığını vurguladı.
YATIRIMCININ TERCİHİ FAİZSİZ GETİRİ
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) verilerinin halkın ve yatırımcıların bu alandaki eğilimini açıkça ortaya koyduğunu söyleyen Akben, vatandaşların yüzde 60’ının faizsiz getiri sağlayan seçenekleri tercih ettiğine dikkat çekti. Bu verinin, katılım esaslı enstrümanlara olan ihtiyacın ve güvenin bir göstergesi olduğunu belirterek, doğru ürünlerin sunulması durumunda sektörün çok daha hızlı ivme kazanacağını kaydetti.
ORTA DOĞU VE ASYA’DAN TÜRKİYE’YE KAYNAK AKIŞI
Körfez ülkeleri başta olmak üzere Avrupa ve Asya’dan gelen yatırım ilgisinin zaman zaman kesintiye uğrasa da her zaman güçlü bir şekilde geri döndüğünü ifade eden Akben, şu değerlendirmelerde bulundu:
Orta Doğu'da yaşanan son gelişmeler ve bölgesel durumlar, katılım finans alanında Türkiye'ye olan ilgiyi artırdı. Orada ciddi bir kaynak ve potansiyel var. Bu kaynağın Türkiye'ye hem doğrudan yatırım hem de portföy yatırımı olarak gelmesi ülkemiz için büyük önem arz ediyor. Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz Malezya ve Endonezya ziyaretlerinde de gördük ki Türkiye'nin bu potansiyeli karşılayacak altyapısı ve cazibesi oldukça yüksek.
DOĞRUDAN YATIRIMIN ARTIRILMASI
Türkiye'nin katılım finans alanındaki tecrübesiyle bölgede bir liderlik üstlenmeyi hedeflediğini belirten Akben, uluslararası sermayenin sadece finansal piyasalarda kalmayıp reel sektöre doğrudan yatırım olarak kanalize edilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Katılım finansın şeffaf ve üretim odaklı yapısının, yabancı sermayenin Türkiye'ye uzun vadeli taahhütlerde bulunmasını teşvik etmesi bekleniyor.

