Yapay zeka teknolojilerinin dünya genelinde hızla yayılması, teknoloji devleri arasında eşi benzeri görülmemiş bir enerji savaşı başlattı. Meta, Amazon, Microsoft ve SpaceX gibi küresel şirketlerin kurduğu devasa veri merkezlerinin (data center) elektrik iştahını kapatabilmek adına ABD topraklarında hummalı bir çalışma yürütülüyor. Yapılan kapsamlı araştırmalar ve resmi belgeler, bu tesislerin enerji ihtiyacını karşılamak üzere en az 57 şebekeden bağımsız büyük güç santralinin planlandığını veya inşaat aşamasına geçtiğini gösteriyor. Ancak bu projelerin birçoğunun kamuoyunun bilgisi dışında, şeffaflık ilkeleri çiğnenerek onay alması büyük bir infiale yol açıyor.
Hafta İçinde Onaylanan Devasa Doğal Gaz Santralleri
Normal şartlar altında bir enerji santralinin kurulabilmesi için yıllar süren Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporları, kamuoyu bilgilendirme toplantıları ve sıkı ruhsatlandırma süreçleri gerekiyor. Buna karşın, sadece tek bir veri merkezine hizmet verecek olan bu özel "mikro şebeke" santralleri, yasal boşluklar ve özel düzenlemeler sayesinde haftalar, hatta günler içinde onaylanarak inşa ediliyor.
Bunun en somut örneği Ohio eyaletine bağlı Wood County bölgesinde yaşanıyor. Meta’nın 800 dönümlük Bowling Green veri merkezinin hemen karşısında, 100 bin hanenin enerjisini karşılayacak büyüklükteki Apollo Enerji Santrali için başvurunun yapılmasından sonra üç ay bile geçmeden Ohio Güç Yerleşim Kurulu tarafından onay verildi. Evinin hemen karşısına devasa bir doğal gaz santrali dikilen mahalle sakinleri, durumdan ancak inşaat kamyonları kapılarına dayandığında haberdar olabildiklerini belirterek duruma isyan ediyor. Çevre izin taslaklarının ise ancak inşaat başladıktan sonra halka açılması, sürecin nasıl bir gizlilikle yürütüldüğünü gözler önüne seriyor.

Gizlilik Sözleşmeleri ve Paravan Şirketler Devrede
Teknoloji şirketlerinin ve yerel yönetimlerin, projelerin detaylarını halktan gizlemek adına arkasına sığındıkları en büyük silahların başında gizlilik sözleşmeleri (NDA) ve paravan şirketler geliyor. Meta’nın Ohio’daki milyar dolarlık yatırımı uzun süre "Project Accordion" adı altında paravan bir şirket üzerinden yürütüldü. Benzer şekilde, Elon Musk'ın yapay zeka şirketi xAI'ın Memphis'teki Colossus veri merkezini çalıştırmak için gerekli izinleri almadan devasa gaz türbinlerini çalıştırdığı bildirildi. Şirketler, bu yapıların geçici olduğunu ve ana elektrik şebekesine bağlı olmadığını iddia ederek kendilerini savunuyor.
Akademik çevreler ve bilim insanları ise bu duruma oldukça tepkili. Harvard Üniversitesi uzmanları, yapay zeka sektörünün şebekeden bağımsız doğal gaz üretim hamlesinin, ülkede şu ana kadar en az incelenmiş ama en büyük hava kalitesi risklerinden biri haline geldiğini vurguluyor. Doğal gazın yakılmasıyla açığa çıkan azot oksitler ve ince partikül maddelerin, doğrudan solunum yolu hastalıklarını tetiklediği ve küresel iklim krizini derinleştirdiği biliniyor.
Yasalarla Gelen Karartma ve Siyasi Bağlantılar
Yapay zeka altyapısında Çin ile girilen küresel rekabeti gerekçe gösteren mevcut ABD yönetimi, bu tür altyapı projelerinin onay süreçlerinin hızlandırılmasını istiyor. Ohio, Batı Virginia, Texas ve Utah gibi eyaletler, veri merkezlerine özel imtiyazlar tanıyan yasaları ardı ardına onaylıyor.
Hatta Ohio'da yakın dönemde yasalaşan bir düzenleme, büyük veri merkezi projelerine ait ekonomik verileri ve detayları kamuoyuyla paylaşan bürokrat ve yerel yöneticilere cezai işlem yapılmasının önünü açtı. Söz konusu gizlilik maddesini yasaya ekleyen siyasilerin en büyük bağışçılarının, veri merkezi inşaatlarını destekleyen sendikalar ve büyük enerji şirketleri olması ise rüşvet ve lobi iddialarını gündeme getiriyor. Demokrasinin temel taşları olan şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin yapay zeka çılgınlığı uğruna göz ardı edildiğini savunan vatandaşlar, çocuklarının ve ailelerinin sağlıklarının tehlikeye atıldığını belirterek hukuki mücadele başlatmaya hazırlanıyor.
