Japonya Merkez Bankası (BoJ), politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 1'e yükselterek son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Finans dünyasında yankı uyandıran kararın ardından, Banka'nın sıkılaştırma adımlarını gelecek yıla da yayarak devam ettirmesi bekleniyor. Ekonomi uzmanları, reel faizin hala negatif bölgede kalması ve enflasyonist riskler nedeniyle ek faiz artışlarının kapıda olduğunu öngörüyor.
Karar 7’ye Karşı 1 Oyla Alındı
İki gün süren yoğun para politikası toplantısının ardından açıklamalarda bulunan BoJ, politika faizini piyasa beklentilerine paralel bir şekilde yüzde 1 seviyesine çektiğini duyurdu. Kurul bünyesinde yapılan oylamada karar, 7'ye karşı 1 oyla kabul edildi.
Banka'dan yapılan resmi açıklamada, küresel piyasalarda tırmanan yüksek ham petrol fiyatlarının ekonomik faaliyet üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğuna dikkat çekildi. Buna karşın, Japon ekonomisinin yüksek şirket karları, güçlü istihdam ve gelir koşullarındaki iyileşme gibi makroekonomik dinamiklerle desteklenmeye devam ettiği vurgulandı. Kurul, yüzde 2'lik fiyat istikrarı hedefine sürdürülebilir ve istikrarlı bir şekilde ulaşılması amacıyla, parasal destek düzeyinin kademeli olarak ayarlanmasının en uygun adım olduğu sonucuna vardı.
Parasal genişlemenin bir diğer ayağı olan tahvil alımlarında da takvim netleşti. BoJ, 2027 yılının ocak-mart dönemine kadar her çeyrekte Japon devlet tahvillerinin planlanan aylık alım tutarını yaklaşık 200 milyar yen azaltacağını bildirdi.
"Politika Faizi Reel Olarak Hala Negatif Bölgede"
Alınan kararı AA muhabirine değerlendiren ABN AMRO Kıdemli Ekonomisti Arjen van Dijkhuizen, faiz artırım adımının, BoJ'un oldukça kademeli ve temkinli bir faiz artırım patikası izlediği yönündeki görüşleriyle uyuştuğunu belirtti. Bu hamlenin finansal piyasalar tarafından tamamen fiyatlandığını ve sürpriz yaratmadığını ifade eden van Dijkhuizen, mevcut makro verilere dair önemli bir detaya dikkat çekti:
"Politika faizinin son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkarılmış olması, mevcut politika duruşundan ziyade belki de geçmişteki aşırı gevşek politikalara dair daha çok şey söylüyor. Japonya'nın çekirdek TÜFE enflasyonu için bildirdiği son verinin Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 1,9 olduğu göz önüne alınırsa, politika faizi reel olarak hala negatif bölgede bulunuyor."
Ekim Ayında Yeni Bir Faiz Artışı Beklentisi
Capital Economics Asya Pasifik Başkanı Marcel Thieliant da önümüzdeki aylarda Banka'nın sıkılaştırma hızını artırmasını beklediklerini dile getirdi. BoJ'un tahvil alımlarını azaltma stratejisini mercek altına alan Thieliant, Mart 2027'ye kadar mevcut planlara sadık kalınacağını, ancak bu tarihten sonra alımların aylık 2 trilyon yen seviyesinde sabit tutulacağını öngördü.
Bu seviyenin bilançonun gelecek yıllarda da küçülmesini sağlayacağını ifade eden Thieliant, "Nitekim Banka, elindeki Japon devlet tahvili stokunun 2030 yılına kadar, 2024'teki zirve noktasına kıyasla yüzde 36 ila yüzde 39 azalacağını öngörüyor" dedi.
Kurulda "Şahin-Güvercin" Dengesi Değişebilir
Ekonomide ciddi yavaşlama riskinin bir süre öncesine kıyasla hafiflediğini söyleyen Thieliant, kararın oy birliğiyle alınmamasının arkasındaki idari ve siyasi dinamiklere de dikkati çekti. BoJ Başkanı Kazuo Ueda'nın rahatsızlığı nedeniyle hastanede bulunması ve toplantıya katılamaması sebebiyle, oy hakkı olan 8 kurul üyesinden sadece Asada Toichiro faizlerin sabit tutulması yönünde oy kullandı.
Thieliant, Asada'nın para politikasında gevşemeci (güvercin) görüşleriyle bilinen Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae tarafından atandığına işaret ederek şu değerlendirmede bulundu:
Aşırı 'şahin' (sıkılaştırma yanlısı) üye Junko Nakagawa'nın görev süresinin bu ay dolacağı ve diğer iki 'şahin' Kurul üyesinin görev sürelerinin de Temmuz 2027'de sona ereceği düşünüldüğünde, yerlerine gelecek isimlerin Kurul'u daha genişlemeci bir yöne kaydırması olası görünüyor.
Mevcut enflasyon verileri ile BoJ'un şahin tutumu arasındaki ilişkiyi de analiz eden Thieliant, akaryakıt tavan fiyat uygulaması nedeniyle nisan ayında manşet enflasyonun yüzde 1,4, taze gıda ve enerji hariç enflasyonun ise yüzde 1,9 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlattı. Bu oranların ilk bakışta şahin tutumla çelişir göründüğünü belirten Thieliant, sözlerini şöyle tamamladı:
Ancak Banka, artan ham petrol fiyatlarının işletmeler arası işlemlerde nispeten hızlı ilerlediği ve bunun geniş bir ürün yelpazesinde tüketici fiyatlarında artışa yol açabileceği uyarısında bulundu. Nitekim biz de enflasyonun gelecek yılın başlarında yüzde 3,5'e hızlanmasını bekliyoruz. Banka'nın enflasyondaki yukarı yönlü risklere karşı uyarıda bulunması sebebiyle ekim ayındaki toplantısında bir faiz artırımı daha yapmasını ve gelecek yılın sonuna kadar faizleri yüzde 2'ye çıkarmasını öngörüyoruz. Bu tahmin, yatırımcıların beklentilerine kıyasla daha 'şahin' bir duruşa işaret ediyor.
