Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15-21 Mayıs Aile Haftası kapsamında merakla beklenen İstatistiklerle Aile 2025 bültenini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan detaylı veriler, Türkiye'nin demografik yapısında ve geleneksel aile düzeninde yaşanan yapısal değişimleri gözler önüne serdi. 2008 yılında ortalama 4 kişi olarak kaydedilen hanehalkı büyüklüğü, aradan geçen yıllar içinde azalma eğilimini sürdürerek 2025 itibarıyla 3,08 kişiye kadar düştü.
EN KALABALIK HANELER ŞIRNAK'TA
TÜİK verilerine göre, ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il 4,84 kişi ile Şırnak oldu. Şırnak'ı sırasıyla Şanlıurfa ve Batman izledi. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en düşük olduğu iller ise 2,49 kişi ile Tunceli, Giresun ve Çanakkale olarak sıralandı. Toplumda geleneksel geniş aile yapısının yerini giderek daha küçük ve çekirdek hanelere bıraktığı istatistiklere net bir şekilde yansıdı.
TEK KİŞİLİK HANELERDE ÇARPICI ARTIŞ
Türkiye'de bireyselleşme eğilimi hız kazanmaya devam ediyor. 2014 yılında yüzde 13,9 olan yalnız yaşayan fertlerin oluşturduğu tek kişilik hanehalkı oranı, 2025 yılında yüzde 20,5 seviyesine tırmandı. Tek kişilik hanelerin en yoğun olduğu il yüzde 32,7 ile Gümüşhane olurken, onu Tunceli ve Giresun takip etti. Toplam haneler içinde tek çekirdek aileden oluşanların oranı ise düşüş göstererek yüzde 62,7'ye geriledi.
BEKARLARIN YÜZDE 70'İ AİLESİYLE YAŞIYOR
Raporun en çok dikkat çeken kısımlarından biri genç yetişkinlerin yaşam koşulları oldu. 2025 yılı verilerine göre, 25-29 yaş grubunda yer alan ve hiç evlenmemiş yaklaşık 3,5 milyon gencin yüzde 70'i hala anne veya babasıyla birlikte aynı evde yaşıyor. Bu durumun, gençlerin bağımsız bir hayata adım atma süreçlerinde karşılaştıkları güncel ekonomik ve sosyal dinamiklerle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.
AKRABA EVLİLİKLERİ AZALIYOR
Türkiye genelinde akraba evliliği oranlarında uzun vadeli istikrarlı bir düşüş yaşanıyor. 2010 yılında gerçekleşen evliliklerin yüzde 5,9'unu oluşturan akraba evlilikleri, 2025'te yüzde 3'e kadar indi. Boşanma istatistiklerine bakıldığında ise 2025 yılında boşanma davaları sonucunda çocukların velayetinin yüzde 74,6 gibi büyük bir çoğunlukla anneye, yüzde 25,4'ünün ise babaya verildiği tespit edildi.
GENİŞ AİLELERİN YÜZDE 27'Sİ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA
Hanehalkı yoksulluk durumları incelendiğinde, özellikle geniş ailelerin yüzde 27,1'inin yoksulluk sınırının altında yaşadığı kayıtlara geçti. Konut sahipliği verilerinde ise nüfusun yüzde 57,1'inin kendi evinde oturduğu, yüzde 27'sinin ise kiracı olduğu belirlendi. Ev sahipliğine rağmen her yüz kişiden 28'i evinde sızdıran çatı veya nemli duvar gibi fiziksel sorunlarla mücadele ediyor. Tüm bu zorlu yaşam şartlarına rağmen araştırmaya katılan bireylerin en büyük mutluluk kaynağı, yüzde 69 gibi yüksek bir oranla yine aileleri oldu.

