Anayasa Mahkemesi (AYM), sporcuları yakından ilgilendiren gelir vergisi kesintileri hakkında kritik bir iptal kararı vererek hukuk sisteminde önemli bir düzeltmeye gitti. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, spor kulüplerinin vergi dairelerine ödemesi gereken ancak ödemediği gelir vergilerinin, dolaylı yoldan sporculardan tahsil edilmesine imkan tanıyan yasal düzenleme Anayasa'ya aykırı bulundu. Bu tarihi gelişme, sözleşmeli sporcuların mali haklarının güvence altına alınması ve vergi adaletinin sağlanması açısından büyük bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Antalya Vergi Mahkemesi'nin İtirazı Süreci Başlattı
Söz konusu iptal süreci, Antalya 1. Vergi Mahkemesi'nin itiraz başvurusu üzerine şekillendi. Mahkeme, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 72. maddesinde yer alan ve tartışmalara neden olan düzenlemenin iptali için AYM'ye başvurdu. İlgili kural; sporcuların ücret gelirleri üzerinden kesilen vergilerin, tevkifat yapmakla (kesinti yapmakla) sorumlu olan kulüplerce vergi dairesine ödenmemesi durumunda, bu vergilerin sporcular tarafından verilen yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan vergilerden düşülmesini engelliyordu. Bu durum, kulübün devlete olan borcunun faturasının doğrudan sporcuya çıkmasına yol açıyordu.
Mülkiyet Hakkına Yönelik Ölçüsüz Müdahale Tespiti
Başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, vergi kesintisinin yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilebilmesi için, vergiyi kesmekle sorumlu olan mercilerin (spor kulüplerinin) bu vergileri devlete ödemiş olması şartının aranmasını Anayasa'ya aykırı buldu. İtiraz başvurusunda da belirtildiği üzere, bu uygulamanın sporcuların mülkiyet hakkına yönelik ölçüsüz bir müdahale oluşturduğu vurgulandı. Ayrıca, farklı spor kulüpleriyle sözleşmesi bulunan, mali yapıları birbirinden farklı takımlarda oynayan sporcular arasında ciddi bir eşitsizliğe ve mağduriyete neden olduğu ifade edildi.
Sorumluluk Kulüplerin, Fatura Sporcuya Kesilemez
AYM'nin gerekçeli kararında, mülkiyet hakkının tanımı net bir biçimde yapılarak kişilere başkasının hakkına zarar vermemek şartıyla sahip oldukları değerler üzerinde dilediği gibi tasarruf etme imkanı verdiği hatırlatıldı. Kararda, ücretlerden kaynağında kesilen vergilerin devlete ödenmesinden doğal olarak vergi sorumlularının, yani spor kulüplerinin yükümlü olduğu belirtildi.
Kesinti yapılan vergilere ilişkin olarak mükelleflerin (sporcuların) bu aşamada herhangi bir müdahale veya tasarruf yetkisinin bulunmadığına dikkat çekilen kararda şu çarpıcı değerlendirmelere yer verildi:
"Kesilen vergilerin vergi sorumlusu tarafından ödenmemesi durumunda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca vergi borcunun sorumlulardan cebren tahsili de mümkündür. Bu itibarla kaynağında kesilen vergilerin vergi sorumluları tarafından ödenmemesi durumunda vergi mükellefinden tahsil edilmesine imkan tanıyan kuralın kişilere aşırı bir külfet yüklediği ve kuralın orantılılık ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır."
Alınan bu iptal kararı ile birlikte, hukuki süreç tamamlanmış ve kulüplerin vergi ihmallerinin bedelinin sporcular tarafından ödenmesi dönemi resmi olarak kapanmış oldu.
