ABD Başkanı Donald Trump, Ulusal Cumhuriyetçi Kongre Komitesinin yıllık bağış etkinliğinde kürsüye çıkarak Orta Doğu'da devam eden askeri hareketliliğe dair açıklamalarda bulundu. Washington-Tahran hattındaki çatışmaların perde arkasını anlatan Trump, doğrudan operasyonun hedeflerine ve sahada yaşanan şiddetli çarpışmalara odaklandı.
Gizli Anlaşma İddiası: "Halktan ve Bizden Korkuyorlar"
Etkinlikte İranlı yetkililerin kapalı kapılar ardında diplomatik bir yol aradığını savunan ABD Başkanı, karşı tarafın anlaşma masasına oturmak için şiddetli bir istek duyduğunu iddia etti. Tahran yönetiminin bu niyeti kamuoyuna açıklamaktan özellikle kaçındığını belirten Trump, "Bunu söylemekten korkuyorlar. Çünkü kendi halkları tarafından öldürüleceklerini düşünüyorlar. Ayrıca, bizim tarafımızdan öldürülmekten de korkuyorlar" ifadelerine imza attı.
"Savaş Demeyeceğim, Bunun Adı Askeri Yıkım"
Açıklamalarında kavramsal bir strateji değişikliğine gittiğini gizlemeyen ABD lideri, yaşananları "savaş" olarak nitelendirmeyi reddetti. Bu kelimenin resmi bir onay süreci gerektirdiğine dikkat çeken Trump, süreci doğrudan "askeri operasyon" ve "askeri yıkım" olarak tanımladı. Küresel piyasaları altüst eden yükselen enerji ve petrol fiyatlarına da değinen başkan, bu ekonomik sarsıntıyı operasyonun kısa vadeli bir yan etkisi olarak gördüğünü ve kendisi için önem taşımadığını vurguladı. Sahadaki nihai hedefi ise tıbbi bir benzetmeyle özetledi: "Yapmamız gereken şey kanseri ortadan kaldırmaktı. Kanser, nükleer silaha sahip İran'dı ve biz onu kesip çıkardık. Şimdi de işini bitireceğiz."
Sır Gibi Saklanan Hedef: 100 Füze Havada Parçalandı
Konuşmanın en dikkat çeken bölümünü ise havada engellenen devasa bir füze saldırısı oluşturdu. ABD ordusunun askeri kapasitesini öven Trump, İran'ın son derece kritik ve gizli bir hedefe doğru tam 100 füze ateşlediğini duyurdu. Saatte 2 bin mil hızla ilerleyen bu ateş gücünün hedefine ulaşamadan durdurulduğunu aktaran ABD lideri, "Bize doğru gelen 100 füzenin tamamı anında vuruldu, havada imha edildi ve denize düştü" dedi.
28 Şubat Operasyonlarının Ardından Bölge Ateş Çemberine Döndü
Washington ve Tahran arasında diplomatik müzakereler sürerken, takvimler 28 Şubat'ı gösterdiğinde İsrail ve ABD güçleri İran'a yönelik geniş çaplı bir askeri harekat başlattı. Bu ani hamleye karşılık veren İran ordusu, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere ABD üslerinin bulunduğu bölge ülkelerindeki stratejik hedefleri vurdu. Karşılıklı saldırıların ilk günlerinde, eski İran dini lideri Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey yetkili öldü.


