İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD güçlerinin ülkenin güneybatısındaki Huzistan eyaletinde yapımı süren Darkovin Nükleer Santrali şantiyesine yönelik bir saldırı düzenlediğini iddia etti. Kurum tarafından yapılan ilk açıklamada, sivil enerji projeleri kapsamında inşaat halinde olan tesisin hedef alındığı belirtilirken, olası can kayıpları veya tesiste meydana gelen maddi hasarın boyutuna dair kesin bir bilgiye yer verilmedi.
Bölgesel gerilim nükleer tesislere sıçrama riski taşıyor
İran'ın sivil nükleer enerji projeleri arasında uzun vadeli planlamalarla öne çıkan Darkovin tesisi, tamamen yerli imkanlarla hayata geçirilmesi hedeflenen bir proje olarak biliniyor. Henüz yapım aşamasında olan bu tesisin hedef alındığı yönündeki açıklamalar, bölgedeki şiddetli askeri hareketliliğin doğrudan kritik altyapıları tehdit edebileceği yönündeki kaygıları artırdı. Son günlerde ABD'nin İran içerisindeki çeşitli askeri unsurlara ve stratejik enerji tesislerine yönelik operasyonlar düzenlediği, Tahran yönetiminin ise bu hamlelere misillemelerle karşılık verdiği yönünde basına yansıyan haberler, mevcut tansiyonun ciddiyetini ortaya koyuyor. Özellikle enerji üretim tesislerinin bu karşılıklı hamlelerin merkezinde yer alması, bölgesel istikrar açısından yeni riskler barındırıyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndan güvenlik uyarıları
Nükleer tesislerin veya bu tesislerin şantiyelerinin çatışma ortamlarında hedef alınması, uluslararası toplumda büyük bir hassasiyetle takip ediliyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), yaşanan son krizlerden önce yaptığı açıklamalarda, İran'daki nükleer tesislerin çevresinde yaşanan güvenlik ihlallerinin ciddi radyolojik felaketlere kapı aralayabileceği konusunda uyarılarda bulunmuştu. Ajans yetkilileri, geçmişte Buşehr Nükleer Santrali sahasına isabet eden mühimmatların şans eseri herhangi bir radyolojik sızıntıya veya kalıcı hasara yol açmadığını kamuoyuna duyurmuştu. Mevcut inşaat alanlarının dahi hedef alınması, nükleer güvenliğin korunması adına diplomatik kanalların acilen devreye sokulması gerektiği gerçeğini bir kez daha ön plana çıkarıyor.
İddialar karşısında Washington cephesi sessizliğini koruyor
Tahran yönetiminin Darhovin Nükleer Santrali şantiyesine yönelik saldırı iddiaları hakkında ABD makamlarından an itibarıyla olayları doğrulayan veya yalanlayan resmi bir değerlendirme yapılmadı. Söz konusu iddiaların henüz bağımsız uluslararası kaynaklar tarafından teyit edilmemiş olması, gelişmenin ardındaki belirsizliğin sürmesine neden oluyor. Uluslararası gözlemciler, diplomatik krizlerin gölgesinde kalan nükleer tesis güvenliğinin sağlanması ve olası çevresel veya insani felaketlerin önlenmesi adına tüm tarafların uluslararası hukuka uygun ve ölçülü hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyor. Sürece ilişkin resmi makamlardan gelecek net açıklamalar bekleniyor.

