ABD yönetiminin İran ile vardığı ve 110 gün süren çatışmaları sonlandırmayı hedefleyen geçici anlaşma, Washington’da siyasi deprem etkisi yarattı. Başkan Donald Trump yönetimi anlaşmayı "büyük bir zafer" olarak nitelendirirken, Cumhuriyetçi kanattan gelen sert tepkiler dikkat çekiyor. Özellikle Senatör Bill Cassidy, anlaşmayı "son yılların en büyük dış politika hatası" olarak tanımlayarak yönetimi ağır bir dille eleştirdi.
"Reagan Kemiklerinde Sızlıyordur"
Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin İran ile imzaladığı metni sert bir şekilde eleştirdi. Cassidy, İran'ın nükleer hırslarının dizginlenmediğini ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan tehditlerin ödüllendirildiğini savundu. Cassidy, "Reagan şu an mezarında ters dönüyordur" ifadesini kullanarak, anlaşmanın İran’a yeni altyapı projeleri için finansal kapı araladığını belirtti.
Nükleer Silah ve Yaptırımlar Tartışması
Yönetim yetkilileri, imzalanan mutabakat zaptı (MOU) ile İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının yok edileceğini ve böylece Tahran’ın nükleer silah elde etmesinin engelleneceğini savunuyor. Ancak eleştirmenler, bu anlaşmanın 2015 yılında imzalanan nükleer mutabakatın gerisinde kaldığı görüşünde. Senatör Cassidy, anlaşmanın bedelinin yüksek olduğunu vurgulayarak, "Savaş öncesinde boğaz açıktı, İran yaptırımlarla baskı altındaydı. Şimdi ise yaptırımlar kaldırılıyor ve 13 Amerikalı asker hayatını kaybetti," dedi.
Cumhuriyetçi Parti İçinde Görüş Ayrılığı
Anlaşmaya yönelik tepkiler parti içinde homojen değil. Trump'ın yakın müttefiklerinden Senatör Lindsey Graham ise başlangıçtaki şüphelerini, ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından bir nebze hafifletti. Graham, Hürmüz Boğazı'nın açılmasının ve düşmanlıkların durmasının ABD için faydalı olabileceğini belirtti.
Öte yandan, Senatör Thom Tillis ise anlaşmanın finansal boyutuna dikkat çekti. Tillis, İran'a verilmesi gündemde olan 300 milyar dolarlık fonun detayları ve bu miktarın nasıl kullanılacağı konusunda endişeli olduğunu ifade etti. Tillis, yönetimin görev süresinin kalan iki buçuk yılıyla sınırlı bir çözümden ziyade, kalıcı bir strateji görmek istediğini vurguladı.
Gelecek 60 Gün Kritik Öneme Sahip
ABD ve İran başkanları tarafından resmen imzalanan mutabakat zaptı, taraflara kapsamlı bir nihai anlaşma müzakere etmeleri için 60 günlük bir süre tanıyor. Dünya ekonomisini derinden sarsan ve binlerce cana mal olan çatışma sürecinin ardından gelen bu ateşkes, hem iç siyasette hem de uluslararası arenada yakından takip ediliyor. Başkan Trump ise G7 zirvesinde yaptığı açıklamada, anlaşmayı savunurken, İran'ın kurallara uymaması halinde askeri müdahaleye hazır oldukları mesajını vermekten geri durmadı.


