ABD Başkanı Donald Trump, Fransa ziyareti kapsamında Paris'te havalimanında basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak küresel gündeme oturan açıklamalarda bulundu. ABD ile İran arasında yürütülen tarihi mutabakat sürecine değinen Trump, nihai anlaşmanın 48 saat içinde imzalanabileceğini işaret etti. Bölgedeki askeri dengeler ve İran’ın balistik füze programına dair dikkat çekici bir değerlendirme yapan Trump, diğer Orta Doğu ülkelerinin envanterini örnek göstererek bunun bir sorun teşkil etmediğini ifade etti.
Tarihi İran Mutabakatında Son Viraja Girildi
Amerika Birleşik Devletleri ile İran İslam Cumhuriyeti arasında son dönemde yürütülen ve Orta Doğu'daki askeri hareketliliği kökten değiştirmesi beklenen diplomatik temaslar nihai aşamaya ulaştı. Fransa'nın başkenti Paris'te havalimanında basın mensuplarının karşısına geçen ABD Başkanı Donald Trump, iki ülke arasında varılan mutabakat metninin imza takvimine ilişkin somut bilgiler paylaştı. İki ülke kurmaylarının son detaylar üzerinde titizlikle çalışmaya devam ettiğini belirten Trump, anlaşmanın tam olarak ne zaman resmiyete kavuşacağı yönündeki soruya, "48 saat derdim. Henüz tam kesinleştirmedik. Şu anda son hali bu şekilde" yanıtını vererek diplomatik sürecin çok yakın bir zaman dilimi içinde tamamlanacağını duyurdu.
Washington-Tahran hattında sağlanan bu uzlaşı, bölgedeki deniz ablukalarının kaldırılmasını, dondurulmuş fonların serbest bırakılmasını ve askeri operasyonların durdurulmasını içeren 14 maddelik bir taslak çerçevesinde yürütülüyor. Küresel piyasaların ve uluslararası siyasi aktörlerin pürüzlerin giderilmesine odaklandığı bu kritik süreçte, ABD Başkanı'nın verdiği 48 saatlik mühlet, Orta Doğu’da yeni bir jeopolitik dönemin başlamak üzere olduğunu gösteriyor.
Trump'tan Balistik Füze Konusunda Bölgesel Denge Vurgusu
Basın toplantısının en dikkat çekici ve uluslararası savunma sanayisi çevrelerinde yankı uyandıran bölümünü ise Trump'ın İran'ın füze programına yönelik yaklaşımı oluşturdu. İran'ın sınırlı sayıda da olsa balistik füzelere sahip olmasının kendisini rahatsız etmeyeceğini açıkça ifade eden ABD Başkanı, konuya bölgesel bir adalet ve denge perspektifinden yaklaştığını belirtti. Bölgedeki diğer aktörlerin askeri kapasitelerini hatırlatan Trump, sadece Tahran yönetimine kısıtlama getirmenin rasyonel olmayacağını savundu.
Konuşmasında Orta Doğu'daki diğer stratejik ortakların askeri envanterlerine atıfta bulunan Donald Trump, "Balistik füzeler, nükleer silahlarla aynı şey değil. Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler bunlara sahipse, nispi orantı içinde bakıldığında bunun sorun olmadığını söyleyebilirim" değerlendirmesini yaptı. Bu çıkış, ABD’nin geleneksel İran politikasındaki katı füze sınırlaması çizgisinden, bölgesel askeri simetriyi gözeten daha esnek bir müzakere zeminine kaydığının sinyali olarak yorumlandı.
ABD Ordusunun Orta Doğu'daki Geleceği Belirsizliğini Koruyor
Mutabakat metninde yer alan askeri kuvvetlerin geri çekilmesi maddesi ve ABD ordusunun bölgedeki geleceği de Paris'teki havalimanı buluşmasında gündeme gelen bir diğer önemli başlık oldu. Donald Trump, Amerikan askerlerinin Orta Doğu coğrafyasında daha ne kadar süre konuşlu kalacağı hususunda net ve bağlayıcı ifadeler kullanmaktan kaçınarak temkinli bir duruş sergiledi.
Geri çekilme takviminin sahada yaşanacak pratik uygulamalara göre şekilleneceğini ima eden Trump, "Bir süre bekleyelim, bakalım süreç nasıl gelişecek. Bence her şey yolunda gidecek ama göreceğiz" ifadeleriyle açık kapı bıraktı. Uzmanlar, taraflar arasında imzalanacak nihai metnin ardından kurulacak yürütme ve denetleme mekanizmalarının başarısına göre ABD'nin bölgedeki askeri varlığının kademeli olarak revize edileceğini öngörüyor. Soruşturma ve müzakere süreçlerinin seyri tüm dünya tarafından yakından izleniyor.
