İzlenme alışkanlıklarını kökten değiştirerek dijital yayıncılık (streaming) devrimine öncülük eden Netflix, içeriklerinin dünya çapındaki ekonomik, kültürel ve sosyal yansımalarını inceleyen Netflix Etkisi adlı raporunu kamuoyuyla paylaştı. 2016 yılında aldığı stratejik bir kararla faaliyet gösterdiği ülke sayısını bir günde 60’tan 190’ın üzerine çıkaran şirket, aradan geçen 10 yıllık sürede küresel bir güce dönüştü. Rapora göre Netflix, son on yılda dizi, film ve belgesel prodüksiyonlarına toplamda 135 milyar dolardan fazla yatırım yaptı. Bu devasa yatırım bütçesinin küresel ekonomide yarattığı kelebek etkisi ise 325 milyar dolarlık bir katma değer olarak kayıtlara geçti.
YEREL EKONOMİLERE VE İSTİHDAMA DOĞRUDAN KATKI
Dijital platformun küresel başarısının temelinde, faaliyet gösterdiği bölgelerde uyguladığı "yerelde güçlü bir başlangıç yapma" stratejisi yatıyor. Bugün 50'den fazla ülkede, 4 bin 500'ü aşkın şehir ve kasabada aktif prodüksiyon yürüten Netflix, dünya genelinde 425 bin sinema ve televizyon çalışanına istihdam sağlıyor. Platformun hayata geçirdiği projeler, çekildikleri bölgelerde adeta yeni bir ekonomik ekosistem yaratıyor.
Raporda yer alan verilere göre, ünlü "The Lincoln Lawyer" dizisinin dört sezonluk çekimleri Kaliforniya ekonomisine 425 milyon doların üzerinde girdi sağlarken, 4 binden fazla kişiye iş imkanı sundu. Benzer şekilde, küresel bir fenomene dönüşen "Stranger Things" dizisi, beş sezon boyunca 8 binden fazla kişiye istihdam yarattı ve ABD genelinde 3 bin 800'ü aşkın tedarikçiyle çalışılarak yerel işletmelere can suyu oldu. İsveç’in Strängnäs şehri ise "Love is Blind" programının çekimleri sayesinde yılın 40 haftası dev bir sete dönüşerek konaklama, yeme-içme ve ulaşım sektörlerinde büyük bir ekonomik hareketlilik yaşadı.
EKRANIN ÖTESİNE TAŞAN SOSYO-KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM
'Netflix Etkisi' yalnızca ekonomik büyüklüklerle sınırlı kalmıyor; insanların tüketim, seyahat, dil öğrenimi ve müzik tercihlerini de doğrudan şekillendiriyor. Sınırları ortadan kaldıran dijital içerikler, farklı kültürlerin küresel çapta tanınmasını sağlıyor. Örneğin; "K-Pop: İblis Avcıları" adlı yapımın elde ettiği uluslararası başarı, Duolingo uygulaması üzerinden Korece öğrenmek isteyen Amerikalıların sayısında yüzde 22 oranında bir artışa yol açtı. Aynı dönemde Güney Kore'ye yönelik uçak bileti rezervasyonlarında da yüzde 25'lik bir sıçrama yaşandı. Yıllar önce popülerliğini yitirmiş şarkıların dizilerde kullanılarak yeniden küresel müzik listelerinin zirvesine yerleşmesi ve satranç takımlarından dönem kıyafetlerine kadar pek çok ürünün satış rekorları kırması, bu kültürel etkinin en somut örnekleri arasında gösteriliyor.
GELECEĞE STRATEJİK YATIRIM
Küresel ekonomik dalgalanmalar nedeniyle sektördeki birçok köklü eğlence şirketi yatırımlarını küçültme kararı alırken, Netflix büyümeye odaklanmaya devam ediyor. İspanya'dan ABD'ye kadar dünyanın dört bir yanında yeni prodüksiyon tesisleri inşa eden platform, aynı zamanda sinema mirasına da sahip çıkıyor. Los Angeles'taki tarihi The Egyptian ve Roma'daki Cinema Europa gibi kültürel simgeler, şirketin yatırımlarıyla restore edilerek yeniden sanata kazandırıldı.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Netflix Eş CEO’su Ted Sarandos, eğlence sektörünün eşi benzeri görülmemiş bir değişim hızına ulaştığını belirtti. Sarandos: "Birlikte çalıştığımız sanatçılarla kurduğumuz güçlü ilişkilere, bizi ayakta tutan yerel topluluklara ve içeriklerimizi severek izleyen hayranlarımıza önümüzdeki 10 yılda da hız kesmeden yatırım yapmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
